Uzun aradan sonra tekrar Merhabalar
Uzun ara İş güç ve memleket ziyareti sonucu olmuştur bilginize :)
Yaşadığım şehirde güvendiğim sevdiğim ya da memnun olduğum bir kuaför maalesef yok. En son saçlarımın kırıklarını aldırmaya gittiğimde kırpılmış saçlarla döndüm saç kesmeyi bile beceremeyen kuaförler var gerisini siz düşünün.
Hal böyle olunca Memlekete gider gitmez Hemen kendimi kuaförüme attım:) önce boya sonra Brezilya Fönü ve son olarak kesim işlemini gerçekleştirdik.
Size bugün,1,5 aydır kullandığım çok memnun kaldığım Brezilya Fönünden bahsedeyim istedim. Benim saçlarım Kuru Kabarık Elektriklenen dalgalı bir yapıda. Şekil vermeden mümkün değil sokağa çıkamam. İlla saç tutucu sprey jöle vs. ya da düzleştirici uygulamam gerekiyor dolayısıyla bu işlemler hayatımdan çok çalıyor:( Şöyle rahat pratik bir şey olsun istedim ve Brezilya Fönü yaptırdım. İnanılmaz mutluyum rahatım. Sakin düz kabarmayan elektriklenmeyen sadece besleyici serum kullandığım saçlarım var. Ve merak edenlere saçlarından muzdarip olanlara düz saç isteyenlere anlatayım istedim:)
Peki her yerde duyduğumuz yaptırmaya cesaret edemediğimiz kafamızda bir sürü soru işareti oluşturan Brezilya Fönü nedir??
Brezilya Fönü, isminden de anlayacağımız gibi Brezilya da, İhtiyaçtan doğmuş ve zamanla tüm dünya ya yayılmış, saçlara keratin yükleyerek 4-6 ay arasında kalıcı düzlük ve parlaklık sağlayan işlemdir. İhtiyaçtan doğmuş çünkü Brezilya da yaşayan kadınların saçları hem genetik hemde tropikal etkenlerden dolayı Kıvırcık ve Kabarıkmış:) Sonra bu saçları nasıl zapturapt ederiz diye düşünmüşler ortaya Brezilya Fönü çıkmış. Bulanın ellerine sağlık diyorum her defasında:)
Bu işlemi yaptıran bir kaç arkadaşım var ve çok ta mutlulardı her defasında mutlaka yaptır diye fikir verdiler en sonunda gözümü karartıp yaptırdım.
Saçınızı boyatacaksanız önce boyanızı yaptırmanızda fayda var ben önce boyamı yaptırdım bir hafta sonra Brezilya Fönüne başladık. Bu işlem için kendinize bolca vakit ayırmalısınız. İşlem ortalama 3 saat sürüyor :(
Saçlar öncelikle Brezilya Fönü için Sls ve Sodyum yani tuz içermeyen bir şampuanla iyiiicee yıkanıp durulanıyor. Ardından hafif nemli kalacak şekilde kurutuluyor. Kurutuma işleminden sonra Sıvı Keratin yani Brezilya Fönü dediğimiz o sıvı karışım saça boya sürer gibi ince ince tutamlar halinde özenle sürlüyor ve streç filme sarılıp bi süre bekleniyor Bu başlangıç işlemi bile en az bir saat sürüyor :( Ardından Fön işlemine geçiliyor. Yani saçınızda Sıvı Keratin varken yine çok ince tutamlar halinde saçlara fön çekiliyor ki bu da uzun süren bir işlem :( Tek bir tel dahi atlatmadan saçlara fön çekiliyor. Fön işlemi de bittikten sonra kuaförünüz yorulmuş siz de sıkılmış oluyorsuunuz :)) Biraz mola ardından da yüksek ısılı bir düzleştiriciyle saçlara pres yapılıyor. Bu işlemler bittiğinde saçlarınız pırasa gibi dümdüz ama günlerdir yıkanmamış gibi tepenize yapışmış gibi kirli görünüyor :)) Bazı yaptıranlarda kötü koku olduğunu ya da göz yanması olduğunu duydum ama bende bunların hiçbiri olmadı. Ne kötü koku oldu ne saçlarımdan dumanlar çıktı ne de gözlerim yandı. Zaten kullanılan ürün Sağlık Bakanlığından onaylı bir üründü. Not: Kuaförüme çok güvenirim Kral kuafördür kendisi :)
Bu Brezilya Fönünde Sağlığa zararlı olan şey Formaldehit denen madde. Bu madde Kansorejen bir etki gösteriyormuş özellikle Akciğerlerde. Bu yüzden Ucuz olsun diyip güvenmediğiniz ne olduğunu bilmediğiniz salonlarda yaptırmayın amman diyim!!
Zaten benim bugüne kadar yaptırmama sebebim de buydu. Kuaförümle görüşüp gönül rahatlığıyla yaptırdım.
Evet Brezilya Fönü müzü yaptırdıktan sonra saçlarımıza toka takmıyoruz
Saçları kulak arkası yapmıyoruz
Uyurken de azcık dikkatli uyuyoruz ki saçlarımız birbirine dolaşmasın. Dolaşırsa da ya da düzlüğünü korumak için sık sık ince dişli bir tarakla tarayın. Kuaförüm böyle yapmamı tavsiye etti bende sık sık taradım ve hiç dolaşmadı.
Yani o düz şekli mümkün olduğunca koruyoruz çünkü saçınız nasıl şekil alırsa o öyle kalıyor :) Ha bir de saçlarınızı nasıl ayırdığınıza da dikkat edin o şekilde yaptırın. Sonra şekil vermek zor olabilir.
Ertesi gün tekrar kuaföre gidiyoruz ve tekrar Pres işlemi yapılıyor. İkinci günde aynı dikkatle saçlarımızın şeklini koruyoruz!!
3. gün tekrar gidiyorsunuz ve saçlar yıkanıyor:)) Bittiii. Brezilya Fönü tamamlanmış oluyor. Ben 3. gün gitmeyip evde kendim yıkadım. Atlas tan dolayı zaman problemim vardı kuaförüm de sen kendin yıkayabilirsin dedi. Sadece Şampuana dikkat etmek gerek. Brezilya Fönü uygulanmış saçları normal şampuanlarda bulunan içerik bozuyor yani Fönünüzün süresini kısaltıyor. Bunun için Tuzsuz Şampuanlar var onlardan alıp kullanıyorsunuz. Ama benim kuaförüm yaptığı işleme çok güvendiği için normal şampuanını kullanabilirsin dedi:) Ben tuzsuz şampuan almadım onun yerine saçlarımı Atlas ın şampuanıyla yani dalin le yıkıyorum:) Dalin şampuanda da Sodyum ve SLS bulunmuyor. Saçım boyalı olduğu için biraz sertleştiriyor ama zaten saç kremi kullandığım için problem olmuyor:)
Evet Brezilya Fönümüzü yaptırdıktan sonra gelelim kullanım şeklinee..
Saçımızı Tuzsuz Şampuanla ya da Dalinle yıkayıp çıkıtık İşte Püf noktası burada!! Saçları tamamen kurutmak!! Eğer saçlar nemli ya da ıslak kalırsa normal halini alıyor:( Ama tamamen kurutursanız saçlarınız düz sakin ve parlak oluyor. Haa kuaförde çekilmiş bir fön gibi beklemeyin! Şöyle tarif edeyim; Hani etrafınızda düz saçlı arkadaşlarınız vardır ya onların saçı gibi oluyor doğal düz saçlı gibi oluyorsunuz:) Islanmadığı ve havadan dolayı nemlenmediği sürece de sorun yok yıka kurut çık.
Evdeki saç kurutma makinem bu iş için yeterli olmadığından yani ısısı düşük olduğundan Profesyonel bi makine alayım dedim. Sağolsun bir arkadaşımda iki tane varmış birini bana gönderdi bildiğiniz salonlarda kullanılan fön makinelerinden. Yıkadıktan sonra havluyla suyunu alıyorum saç serumumu sürüp kurutuyorum 10 dakikada tüm saçım kuruyor. Resimde de gördüğünüz gibi düz parlak sakin saçlarım oluyor. Saçları şekil almayan kabaran herkese tavsiye ederim uzman ellerde yaptırırsanız sonuç harika oluyor.
Uzun bir yazı oldu umarım işinize yarar. Sorularınız olursa İnstagram dan sorabilirsiniz orada daha aktifim sıkılmadan yanıtlarım.
Hoşçakalın..
07 Haziran 2016
29 Mart 2016
NIVEA YATIŞTIRICI YÜZ TEMİZLEME KÖPÜĞÜ-Kuru ve Hassas Cilt
Merhabalar
Bu aralar televizyonda sıkça reklamlarını gördüğümüz Nıvea Yatıştırıcı Yüz Temizleme Köpüğünü paylaşmak istedim. Anlamadığım şey, reklamlarda Yeni Ürün olarak gösteriliyor ama ben bu köpüğü bir yılı aşkın süredir kullanıyorum. Baktım içeriği de şişesi de aynı fakat neden yeni deniyor anlam veremedim. Şayet dikkat çekmekse amaç, farklı bir reklam da olabilirdi. Ben de yeni ürün diye merak eden olursa yazayım dedim:)
Cildim Kuruya dönük karma lakin temizleme jelleri için hassas. Yani öyle pek alerjik bir cildim yok ama bir çok yüz temizleme jelinde cildimde kızarıklık ve kaşıntı oluşunca köpük kullanmaya başladım ve ilk Nıvea nın bu ürününü denedim. Memnun kalınca devam ettim dördüncü şişe bitti beşinciye geçtim.
İçeriğinde Badem yağı ve Hydra IQ varmış. Badem yağını biliyoruz da Nedir bu Hydra IQ ? Ciltte hücreden hücreye nem akışını sağlayan su kanallarının oluşumunu aktive eden Nıvea nın geliştirdiği bir formülmüş. Cildin uzun süre nemli kalmasını sağlıyor anlayacağınız. Peki İşe yarıyor mu? Kesinlikle Evet! Cildi kurutmadan temizleyen başarılı bir yüz temizleme köpüğü. Yumuşacık bir yapısı var. Cildi nazikçe temizliyor ve gerçekten temizliyor!
Ben Nıvea Köpüğü her akşam kullanıyorum makyaj yapsam da yapmasam da. Gördüğünüz gibi Şişede sıvı halde kullanım esnasında köpük haline geliyor.
Cildimi suyla ıslatıp avucuma iki üç pompa sıkıp köpüğü tüm yüzüme yayıyorum, cildimi bir kaç dakika ovalayıp suyla duruluyorum. Haftada 2-3 defa yani peeling yapmadığım zamanlarda, köpüğü yüz temizleme fırçasıyla birlikte kullanıyorum. Nazikçe bir iki dakika fırçayı yukarı daireler halinde yüzümde gezdiriyorum ve suyla duruluyorum. Ardından Kendi yaptığım toniğimi uyguluyorum yazısına buradan ulaşabilirsiniz. Sonrasında da tabi ki nemlendirici faslı :) Makyaj yaptığım günlerde ise Önce makyaj temizleme suyuyla cildimi temizleyip ardından köpükle yıkıyorum böylece cildimde hiç makyaj artığı kalmıyor.
Her akşam cildimi temizlemeyi ihmal etmiyorum siz de etmeyin. Cilt kendini gece yeniler diye tekrar hatırlatayım.
Bu aralar televizyonda sıkça reklamlarını gördüğümüz Nıvea Yatıştırıcı Yüz Temizleme Köpüğünü paylaşmak istedim. Anlamadığım şey, reklamlarda Yeni Ürün olarak gösteriliyor ama ben bu köpüğü bir yılı aşkın süredir kullanıyorum. Baktım içeriği de şişesi de aynı fakat neden yeni deniyor anlam veremedim. Şayet dikkat çekmekse amaç, farklı bir reklam da olabilirdi. Ben de yeni ürün diye merak eden olursa yazayım dedim:)
Cildim Kuruya dönük karma lakin temizleme jelleri için hassas. Yani öyle pek alerjik bir cildim yok ama bir çok yüz temizleme jelinde cildimde kızarıklık ve kaşıntı oluşunca köpük kullanmaya başladım ve ilk Nıvea nın bu ürününü denedim. Memnun kalınca devam ettim dördüncü şişe bitti beşinciye geçtim.
İçeriğinde Badem yağı ve Hydra IQ varmış. Badem yağını biliyoruz da Nedir bu Hydra IQ ? Ciltte hücreden hücreye nem akışını sağlayan su kanallarının oluşumunu aktive eden Nıvea nın geliştirdiği bir formülmüş. Cildin uzun süre nemli kalmasını sağlıyor anlayacağınız. Peki İşe yarıyor mu? Kesinlikle Evet! Cildi kurutmadan temizleyen başarılı bir yüz temizleme köpüğü. Yumuşacık bir yapısı var. Cildi nazikçe temizliyor ve gerçekten temizliyor!
Ben Nıvea Köpüğü her akşam kullanıyorum makyaj yapsam da yapmasam da. Gördüğünüz gibi Şişede sıvı halde kullanım esnasında köpük haline geliyor.
Cildimi suyla ıslatıp avucuma iki üç pompa sıkıp köpüğü tüm yüzüme yayıyorum, cildimi bir kaç dakika ovalayıp suyla duruluyorum. Haftada 2-3 defa yani peeling yapmadığım zamanlarda, köpüğü yüz temizleme fırçasıyla birlikte kullanıyorum. Nazikçe bir iki dakika fırçayı yukarı daireler halinde yüzümde gezdiriyorum ve suyla duruluyorum. Ardından Kendi yaptığım toniğimi uyguluyorum yazısına buradan ulaşabilirsiniz. Sonrasında da tabi ki nemlendirici faslı :) Makyaj yaptığım günlerde ise Önce makyaj temizleme suyuyla cildimi temizleyip ardından köpükle yıkıyorum böylece cildimde hiç makyaj artığı kalmıyor.
Her akşam cildimi temizlemeyi ihmal etmiyorum siz de etmeyin. Cilt kendini gece yeniler diye tekrar hatırlatayım.
Nıvea Yüz Temizleme Köpüğü nün formülü o kadar yumuşak ki gerçekten hassas ciltler için biçilmiş kaftan. Sert havalarda pullanma olan Yanaklarımda bile hassasiyet yapmadı. Kızarıklık yok Tahriş yok Yüzümü yıkadıktan sonra oluşan o gerginlik ve matlık yok. Kokusu miss gibi bildiğimiz Nıvea kokusu. Dediğim gibi bir yılı aşkın süredir çook memnun olarak kullanıyorum. Kuru, hassas ciltlere illa tavsiyemdir.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
25 Mart 2016
JHONSON'S BABY Işıldayan Parlaklık Kolay Tarama Spreyi-Saç Tarama Spreyi
Merhabalar
Uzun zamandır bloga yazı yazamıyorum çünkü bilgisayarım uzuun bi arıza dönemi geçirdi. Buralarda bilgisayar tamiri de kolay olmuyor. Neyse şimdi bilgisayarıma kavuştum. Artık biriken ürün yorumlarımı sırayla yazarım.
Önceliği ikinci şişesini de severek bitirdiğim Jhonson's Baby Kolay Tarama saç spreyine verdim. Yaz geliyor saçların bu tarz ürünlere ihtiyacı daha da artıyor diye düşünüyorum. Ben havalar ısınınca neredeyse hiiç ısıyla şekillendirme yapmayıp doğal haline bırakıyorum saçlarımı. Doğal hali dediysem çalı gibi bırakmıyorum canım :) Azcık sakinleştiren yatıştıran ürünler mutlaka kullanıyorum yoksa nerde bende o şans yıka çık saçlar..
Artık hepinizin bildiği gibi saçlarım kuru, kabarık ve dalgalı. Dolayısıyla bakımı zor, bakımlı göstermek daha da zor..
Saçlarıma hem yıkama esnasında hem yıkadıktan sonra bir çok ürün kullanıyorum. Bu ürünler elektriklenmeyi engelleyen saça nem veren ürünler.
Bu ürünlerin içinde son aylarda açık ara önde olan Jhons's Baby Kolay Tarama Spreyi var. Aslında bu sprey küçük kızların saçları için üretilmiş dolayısıyla göz yakmayan bir sprey. Ve alerji riski minumum seviyede. Ha çocuklar için dediysek çokta masum bişey beklemeyin içeriğini Fotoğrafta görebilirsiniz.
İçinde İpek proteinleri varmış ve sanırım bu sayede saçlara parlaklık veriyor. Ve dürüst davranıp yazmışlar Bir Damla Argan Yağı! Ben hep söylüyorum Argan Yağı çok pahalı bişey öyle her kozmetiğin içinde olamaz diye Jhonson's Baby Kolay Tarama Spreyinde de bir damla varmış. Ben saçlarıma kullandığım ürünlerin aslında içeriğine pek titizlenmiyorum ne yalan söyleyeyim, saçlarımı iyileştirsin zaptu rapt etsin yeter.
Nitekim bu Kolay Tarama Spreyi de öyle oldu. Banyodan sonra kökler uçlar ayırt etmeksizin saçlarıma püskürtüyorum ve resimde gördüğünüz fırçayla tarıyorum. Kolayca taranmasını sağlıyor saçlarımı yumuşacık yapıyor ve yumuşaklık neredeyse siz tekrar yıkayana kadar kalıyor ki bu benim için önemli. Genelde anlık çözümler sunan ürünlere denk geldiğim için tarama spreylerinden uzak dururdum lakin dediğim gibi Jhonson's Baby Kolay Tarama Spreyini pek sevdim saçlarımı kendi buklelerine kabarmadan elektriklenmeden kavuşturuyor. Verdiği parlaklığı fark etmemek imkansız. Sonrasında fön veya düzleştiriciyle şekil verebilirsiniz saça ağırlık yapmıyor. Özellikle yağlı saçların daha çok seveceğini düşünüyorum saçı yağlandırmıyor! Ben saç uçlarıma serum sürdüğüm halde yağlı bir görüntü oluşturmadı.
Ha bir de kokusu var ki nasıl anlatsam, böyle kirazlı gibi, Lahana bebeklerin bi kokusu vardır ya onlar gibi yani gerçekten küçük kız çocuğu kokusu :) Ne demek istediğimi ancak şişeyi koklayınca anlayabilirsiniz:) Bu koku kalıcı değil sabah uygularsanız akşama çoktan uçmuş olur ama bu kokuya bayılacaksınız:)
Saçlarınız kuruysa sertse taramak zor oluyorsa parlaklığını yitirmişse yıkadıktan sonra taramak için bi ürün arıyorsanız Jhonson's Baby Kolay Tarama Spreyini deneyin derim. Ben Migros tan alıyorum fiyatı 15-20 tl arası değişiyor.
Hoşçakalın..
Uzun zamandır bloga yazı yazamıyorum çünkü bilgisayarım uzuun bi arıza dönemi geçirdi. Buralarda bilgisayar tamiri de kolay olmuyor. Neyse şimdi bilgisayarıma kavuştum. Artık biriken ürün yorumlarımı sırayla yazarım.
Önceliği ikinci şişesini de severek bitirdiğim Jhonson's Baby Kolay Tarama saç spreyine verdim. Yaz geliyor saçların bu tarz ürünlere ihtiyacı daha da artıyor diye düşünüyorum. Ben havalar ısınınca neredeyse hiiç ısıyla şekillendirme yapmayıp doğal haline bırakıyorum saçlarımı. Doğal hali dediysem çalı gibi bırakmıyorum canım :) Azcık sakinleştiren yatıştıran ürünler mutlaka kullanıyorum yoksa nerde bende o şans yıka çık saçlar..
Artık hepinizin bildiği gibi saçlarım kuru, kabarık ve dalgalı. Dolayısıyla bakımı zor, bakımlı göstermek daha da zor..
Saçlarıma hem yıkama esnasında hem yıkadıktan sonra bir çok ürün kullanıyorum. Bu ürünler elektriklenmeyi engelleyen saça nem veren ürünler.
Bu ürünlerin içinde son aylarda açık ara önde olan Jhons's Baby Kolay Tarama Spreyi var. Aslında bu sprey küçük kızların saçları için üretilmiş dolayısıyla göz yakmayan bir sprey. Ve alerji riski minumum seviyede. Ha çocuklar için dediysek çokta masum bişey beklemeyin içeriğini Fotoğrafta görebilirsiniz.
İçinde İpek proteinleri varmış ve sanırım bu sayede saçlara parlaklık veriyor. Ve dürüst davranıp yazmışlar Bir Damla Argan Yağı! Ben hep söylüyorum Argan Yağı çok pahalı bişey öyle her kozmetiğin içinde olamaz diye Jhonson's Baby Kolay Tarama Spreyinde de bir damla varmış. Ben saçlarıma kullandığım ürünlerin aslında içeriğine pek titizlenmiyorum ne yalan söyleyeyim, saçlarımı iyileştirsin zaptu rapt etsin yeter.
Nitekim bu Kolay Tarama Spreyi de öyle oldu. Banyodan sonra kökler uçlar ayırt etmeksizin saçlarıma püskürtüyorum ve resimde gördüğünüz fırçayla tarıyorum. Kolayca taranmasını sağlıyor saçlarımı yumuşacık yapıyor ve yumuşaklık neredeyse siz tekrar yıkayana kadar kalıyor ki bu benim için önemli. Genelde anlık çözümler sunan ürünlere denk geldiğim için tarama spreylerinden uzak dururdum lakin dediğim gibi Jhonson's Baby Kolay Tarama Spreyini pek sevdim saçlarımı kendi buklelerine kabarmadan elektriklenmeden kavuşturuyor. Verdiği parlaklığı fark etmemek imkansız. Sonrasında fön veya düzleştiriciyle şekil verebilirsiniz saça ağırlık yapmıyor. Özellikle yağlı saçların daha çok seveceğini düşünüyorum saçı yağlandırmıyor! Ben saç uçlarıma serum sürdüğüm halde yağlı bir görüntü oluşturmadı.
Ha bir de kokusu var ki nasıl anlatsam, böyle kirazlı gibi, Lahana bebeklerin bi kokusu vardır ya onlar gibi yani gerçekten küçük kız çocuğu kokusu :) Ne demek istediğimi ancak şişeyi koklayınca anlayabilirsiniz:) Bu koku kalıcı değil sabah uygularsanız akşama çoktan uçmuş olur ama bu kokuya bayılacaksınız:)
Saçlarınız kuruysa sertse taramak zor oluyorsa parlaklığını yitirmişse yıkadıktan sonra taramak için bi ürün arıyorsanız Jhonson's Baby Kolay Tarama Spreyini deneyin derim. Ben Migros tan alıyorum fiyatı 15-20 tl arası değişiyor.
Hoşçakalın..
07 Aralık 2015
ELSEVE MUCİZEVİ BAKIM YAĞI BOYALI SAÇLAR
Merhabalar
E yine sevmediğim bir saç bakım ürünüyle buradayım :)
Loreal Elseve Mucizevi Saç Bakım Yağı..
Daha önce defalarca söylediğim gibi saçlarım boyalı, kuru, elektriklenen kabaran cinsten. Yani bakımı uğraşması çoook zooor :(
Nerede kimde bir ürün görsem duysam koşup alıyorum. Elseve Mucizevi Bakım Yağı da bunlardan biri oldu. Tüm bloglarda, İnstagram sayfalarında yere göğe sığdırılamıyordu Taa yazın almıştım. Anlatıldığı gibi saçlarımı kurtarır diye düşündüm ama nerdeee..
Sanırım benim Loreal le sorunum var:) Hiç bir ürününden memnun kalmadım fazla mı büyütüyorum gözümde nedir anlamadım. Ne BB kreminden ne serumundan ne şampuanından hiç biriyle anlaşamadık.
Gelelim Elseve Mucizevi Saç Bakım Yağı na..
Değerli çiçek özlerinin yağlarından elde edilmiş. Ama yağ gibi değil daha sulu kıvamda. Canlı, Yumuşak ve Parlak saçlar vadediyor.. Saçlarımı yıkadıktan sonra saç uçlarına uyguladım. Sürdüğüm anda muhteşem bir koku, yumuşaklık ve parlaklık. Amaa saçlar kuruyup aradan bir kaç saat geçtikten sonra ne yumuşaklık kaldı ne parlaklık. Kolay tarama tarafına hiiç değinmek istemiyorum çünkü öyle bir şey olmadı bende :( Saçlarım dolaştı birbirine.
Elektriklenmeyi de önlemedi. Hafif bir koku kaldı saçlarımda o kadar.
Saç renginin ışıltısını 10 haftaya kadar korur diyor ama ben onu da göremedim.
Benim saçlar da ne kadar umutsuz vakıa ise artık :))
Hakkını yemeyeyim saçlarımı ağırlaştırıp yağlanma yapmadı. Ben bunun sebebini de, saçlarıma hiç etki etmemesine bağladım :)
Özetle kızlar seveni çok ama ben Elseve Mucizevi Bakım Yağı nın hiç bir mucizesini göremedim. Hiç yoktan iyidir bile diyemem o derece sevmedim.. Ben yine dönüyorum Avon saç bakım yağıma :) onun yazısını buradan okuyabilirsiniz.
Sadece saçlarında boya olmayan, saçlarında kuruluk sorunu olmayanlar memnun kalır diye düşünüyorum.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
E yine sevmediğim bir saç bakım ürünüyle buradayım :)
Loreal Elseve Mucizevi Saç Bakım Yağı..
Daha önce defalarca söylediğim gibi saçlarım boyalı, kuru, elektriklenen kabaran cinsten. Yani bakımı uğraşması çoook zooor :(
Nerede kimde bir ürün görsem duysam koşup alıyorum. Elseve Mucizevi Bakım Yağı da bunlardan biri oldu. Tüm bloglarda, İnstagram sayfalarında yere göğe sığdırılamıyordu Taa yazın almıştım. Anlatıldığı gibi saçlarımı kurtarır diye düşündüm ama nerdeee..
Sanırım benim Loreal le sorunum var:) Hiç bir ürününden memnun kalmadım fazla mı büyütüyorum gözümde nedir anlamadım. Ne BB kreminden ne serumundan ne şampuanından hiç biriyle anlaşamadık.
Gelelim Elseve Mucizevi Saç Bakım Yağı na..
Elektriklenmeyi de önlemedi. Hafif bir koku kaldı saçlarımda o kadar.
Saç renginin ışıltısını 10 haftaya kadar korur diyor ama ben onu da göremedim.
Benim saçlar da ne kadar umutsuz vakıa ise artık :))
Hakkını yemeyeyim saçlarımı ağırlaştırıp yağlanma yapmadı. Ben bunun sebebini de, saçlarıma hiç etki etmemesine bağladım :)
Özetle kızlar seveni çok ama ben Elseve Mucizevi Bakım Yağı nın hiç bir mucizesini göremedim. Hiç yoktan iyidir bile diyemem o derece sevmedim.. Ben yine dönüyorum Avon saç bakım yağıma :) onun yazısını buradan okuyabilirsiniz.
Sadece saçlarında boya olmayan, saçlarında kuruluk sorunu olmayanlar memnun kalır diye düşünüyorum.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
04 Aralık 2015
HİMALAYA HERBALS NEEM MASK- NEEM ÖZLÜ ARINDIRICI MASKE
Merhabalar
Severek kulanıp, bitirdiğim Himalaya Herbals Neem Mask ı yazayım bu gün.
Himalaya Herbals, menşei Hindistan olan sağlık ve kişisel bakım markası. Bildiğim kadarıyla ilaç da üretiyorlar.
Hayvanlar üzerinde deney yapmıyorlar!! Bu hassasiyetten dolayı tebrikler.
Ürün bileşenlerinde ağırlıklı olarak Ayurveda bitkisi ve Neem ağacı özleri kullanıyorlar. Genelde doğal çözümlerden yana olan Güvenilir İyi bir marka bence.
Bu arındırıcı maskede de Neem ağacı özleri var. Neem Ağacı Hindistan, Nijerya taraflarında yetişen, doğaya ve sağlığa çok faydalı bir bitki. Hint Leylağı, Yalancı
Tespih Ağacı ya da Niimtree diye biliniyor.
Neem Ağacı Özü sedef ve egzema kaşıntılarına, sivilcelere, ciltteki iltihaplara iyi geliyor. Cildin nem dengesini sağlayıp yumuşatıyor. Özetle cildimize dost ve son yılların en gözde doğal reçetesi :)
Gelelim Himalaya Neem Özlü Arındırıcı Maskeye..
İsminden de anlayacağımız üzere arındırıcı bir maske. Ciltteki Fazla Yağı dengeleyip, tıkanmış gözenekleri temizleyip arındırıyor.Siyah Noktalar için iyi bir savaşçı AMA sırf siyah noktalar için bu maskeyi alacaksanız almayın. Sadece bu maske yeterli gelmeyecektir. Siyah noktalardan kurtulmak uzuun ve meşakkatli bir süreç maalesef.
İçinde Kil, Zerdeçal ve Neem Özü var. İçinde kil olduğundan rengi yeşil. Sıvı çamur kıvamında. Kokusu güzel. Maske yağlı ve normal ciltler için. Benim cildim kuruya dönük karma. Bu yüzden cildimi biraz kurutup gerdi ama nemlendiriciyle o kuruluğu hallettim :)
Haftada bir defa, Banyodan sonra temizlenmiş cildime uygulayıp 10-15 dk bekletip yıkadım.
İlk kullandığımda pek bişey anlamadım ama iki ya da üçüncü uygulama da farkını gösterdi. Siyah noktaların neredeyse yarısı gitti Tamamı değil!! Cildimin gerçekten temizlendiğini hissettim, o hissi verdi. Şöyle söyleyeyim hani güzellik salonlarında yaptırdığımız cilt bakımı, temizlik var ya.. hııhhh!! tıpkı öyle bir his veriyor. Ve ben bu hissi çok seviyorum. Maskeyi yıkadıktan sonra, gül suyuyla tonik, sonrasında nemlendirici ohh misss:) Ertesi sabah daha temiz daha aydınlık bir ciltle uyanıyorum.
Haa bir de kızlar bu tür maskeleri sürünce konuşmadan kıpırdamadan durmak gerek. Yoksa cildinizde oluşan çizgiler derinleşir amman dikkat !!
Kuru ciltlerin denememesini öneririm cildinizi daha da kurutacaktır.
Yağlı ve normal ciltler bu ürüne bayılacaktır. Sadece T bölgenizde yağlanma var yanaklar diğer bölgeler kuruysa sadece T bölgesine uygulayabilirsiniz. Ben bazen böyle yapıyorum :)
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
Severek kulanıp, bitirdiğim Himalaya Herbals Neem Mask ı yazayım bu gün.
Hayvanlar üzerinde deney yapmıyorlar!! Bu hassasiyetten dolayı tebrikler.
Ürün bileşenlerinde ağırlıklı olarak Ayurveda bitkisi ve Neem ağacı özleri kullanıyorlar. Genelde doğal çözümlerden yana olan Güvenilir İyi bir marka bence.
Bu arındırıcı maskede de Neem ağacı özleri var. Neem Ağacı Hindistan, Nijerya taraflarında yetişen, doğaya ve sağlığa çok faydalı bir bitki. Hint Leylağı, Yalancı
Tespih Ağacı ya da Niimtree diye biliniyor.
Neem Ağacı Özü sedef ve egzema kaşıntılarına, sivilcelere, ciltteki iltihaplara iyi geliyor. Cildin nem dengesini sağlayıp yumuşatıyor. Özetle cildimize dost ve son yılların en gözde doğal reçetesi :)
Gelelim Himalaya Neem Özlü Arındırıcı Maskeye..
İçinde Kil, Zerdeçal ve Neem Özü var. İçinde kil olduğundan rengi yeşil. Sıvı çamur kıvamında. Kokusu güzel. Maske yağlı ve normal ciltler için. Benim cildim kuruya dönük karma. Bu yüzden cildimi biraz kurutup gerdi ama nemlendiriciyle o kuruluğu hallettim :)
Haftada bir defa, Banyodan sonra temizlenmiş cildime uygulayıp 10-15 dk bekletip yıkadım.
İlk kullandığımda pek bişey anlamadım ama iki ya da üçüncü uygulama da farkını gösterdi. Siyah noktaların neredeyse yarısı gitti Tamamı değil!! Cildimin gerçekten temizlendiğini hissettim, o hissi verdi. Şöyle söyleyeyim hani güzellik salonlarında yaptırdığımız cilt bakımı, temizlik var ya.. hııhhh!! tıpkı öyle bir his veriyor. Ve ben bu hissi çok seviyorum. Maskeyi yıkadıktan sonra, gül suyuyla tonik, sonrasında nemlendirici ohh misss:) Ertesi sabah daha temiz daha aydınlık bir ciltle uyanıyorum.
Haa bir de kızlar bu tür maskeleri sürünce konuşmadan kıpırdamadan durmak gerek. Yoksa cildinizde oluşan çizgiler derinleşir amman dikkat !!
Kuru ciltlerin denememesini öneririm cildinizi daha da kurutacaktır.
Yağlı ve normal ciltler bu ürüne bayılacaktır. Sadece T bölgenizde yağlanma var yanaklar diğer bölgeler kuruysa sadece T bölgesine uygulayabilirsiniz. Ben bazen böyle yapıyorum :)
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
27 Kasım 2015
LESOLEİL GÜNEŞ GÖRMEYEN SAÇLARA ŞAMPUAN
Merhabalar
Bu gün yeni ve çook iddialı bir şampuandan bahsedeyim.
Lesoleil Güneş Görmeyen Saçlar için özel, bitkisel Şampuan :)
Saçlarımızın da bizim gibi güneşe ve oksijene ihtiyacı var. Ama bu her zaman mümkün değil. Kış aylarında güneşi biz göremiyoruz ki saçlarımız görsün :) Bunun yanında baş örtüsü, bere, baret, şapka, kapalı ortamlar, saçların sürekli toplu olması, benim gibi evden çıkamayanlar :) Yeterli güneş göremeyen hava almayan saçlara Terranova Cosmetics 5 bitki ve 5 mineralden oluşan bileşimiyle güzel bir şampuan üretmiş.
İçinde Paraben ve Parafin YOK!!
İçeriğindeki bitkiler şöyle ;
Biberiye: Saç Derisini Temizler
Aloe Vera: Saç Köklerini Besler
Bezelye: Saç Köklerini Kalınlaştırır
Isırgan Otu: Yağ Dengesini Sağlar
Çörek Otu: Saç Tellerini Kuvvetlendirir
Bu bitkilerin, zaten saça çok iyi geldiğini biliyorum. Yağlarını, yağ karışımlarını çok kullandım. Ha pardon kızlar bezelye hariç :) Bezelyenin saça iyi geldiğini, saç köklerini kalınlaştırdığını ilk defa Lesoleil Şampuan dan öğrendim :)
İçindeki Mineraller ise bunlar;
Çinko: Saçların Nem Dengesini Sağlar
Magnezyum: Saç Köklerini Güçlendirir
Bakır: Saç Rengindeki Bozulmaları Engeller
Silis: Saç Kaybını Önlemeye Yardımcı Olur
Demir: Saç Derisindeki Kan Oranını Dengeler
Mineralleri hep eşten dosttan duydum. Saç dökülme şikayeti olan bir çok tanıdığıma doktor vitamin mineral desteği yazmıştı. Özellikle de Çinko ve Demir. Ama ben bu güne kadar saçım için hiç vitamin mineral kullanmadım çünkü saçlarımda dökülme problemi yok:)
Dolayısıyla Lesoleil Güneş Görmeyen Saçlar Şampuanının Saç dökülmesine etkisini bilemiyorum.
Daha önce belirttiğim gibi Kuru, Elektriklenen, Sert saçlarım var. Ve benim Terk derdim onların yumuşatıp zapturapt altına alabilmek :)
Evet Lesoleil Şampuan da bunu bunu başardı!!
Saçlarımı ikinci yıkamadan itibaren yumuşatmaya ve elektriklenmesini önlemeye başladı :) Etkisini tam anlayabilmek için yıkadıktan sonra saç serumu kullanmadım. Gerçekten yumuşattığını o zaman anladım. Saçlarımı yumuşatıp nemlendirmede gayet başarılı oldu. Ama kokusu kalıcı değil saçtan uçuveriyor. Saçta şampuan kokusu sevenlere belirteyim.
Hoşçakalın..
Bu gün yeni ve çook iddialı bir şampuandan bahsedeyim.
Lesoleil Güneş Görmeyen Saçlar için özel, bitkisel Şampuan :)
Saçlarımızın da bizim gibi güneşe ve oksijene ihtiyacı var. Ama bu her zaman mümkün değil. Kış aylarında güneşi biz göremiyoruz ki saçlarımız görsün :) Bunun yanında baş örtüsü, bere, baret, şapka, kapalı ortamlar, saçların sürekli toplu olması, benim gibi evden çıkamayanlar :) Yeterli güneş göremeyen hava almayan saçlara Terranova Cosmetics 5 bitki ve 5 mineralden oluşan bileşimiyle güzel bir şampuan üretmiş.
İçinde Paraben ve Parafin YOK!!
İçeriğindeki bitkiler şöyle ;
Biberiye: Saç Derisini Temizler
Aloe Vera: Saç Köklerini Besler
Bezelye: Saç Köklerini Kalınlaştırır
Isırgan Otu: Yağ Dengesini Sağlar
Çörek Otu: Saç Tellerini Kuvvetlendirir
Bu bitkilerin, zaten saça çok iyi geldiğini biliyorum. Yağlarını, yağ karışımlarını çok kullandım. Ha pardon kızlar bezelye hariç :) Bezelyenin saça iyi geldiğini, saç köklerini kalınlaştırdığını ilk defa Lesoleil Şampuan dan öğrendim :)
İçindeki Mineraller ise bunlar;
Çinko: Saçların Nem Dengesini Sağlar
Magnezyum: Saç Köklerini Güçlendirir
Bakır: Saç Rengindeki Bozulmaları Engeller
Silis: Saç Kaybını Önlemeye Yardımcı Olur
Demir: Saç Derisindeki Kan Oranını Dengeler
Mineralleri hep eşten dosttan duydum. Saç dökülme şikayeti olan bir çok tanıdığıma doktor vitamin mineral desteği yazmıştı. Özellikle de Çinko ve Demir. Ama ben bu güne kadar saçım için hiç vitamin mineral kullanmadım çünkü saçlarımda dökülme problemi yok:)
Dolayısıyla Lesoleil Güneş Görmeyen Saçlar Şampuanının Saç dökülmesine etkisini bilemiyorum.
Daha önce belirttiğim gibi Kuru, Elektriklenen, Sert saçlarım var. Ve benim Terk derdim onların yumuşatıp zapturapt altına alabilmek :)
Evet Lesoleil Şampuan da bunu bunu başardı!!
Saçlarımı ikinci yıkamadan itibaren yumuşatmaya ve elektriklenmesini önlemeye başladı :) Etkisini tam anlayabilmek için yıkadıktan sonra saç serumu kullanmadım. Gerçekten yumuşattığını o zaman anladım. Saçlarımı yumuşatıp nemlendirmede gayet başarılı oldu. Ama kokusu kalıcı değil saçtan uçuveriyor. Saçta şampuan kokusu sevenlere belirteyim.
Lesoleil Güneş Görmeyen Saçlara Şampuanın bendeki etkisi bu oldu. Ben memnun kaldım. Parabensiz ve Parafinsiz, Temiz, Bitkisel İçerikli şampuan arayanlara, saçı sert olanlara tavsiyemdir :)
Umarım işinize yarar.Hoşçakalın..
20 Kasım 2015
LA ROCHE POSAY REDERMİC YEUX C GÖZ ÇEVRESİ KREMİ
Merhabalar
İnstagram sayfamdan çok fazla soru aldım Göz Çevresi kremiyle ilgili. Ben de kullandığım La Roche Posay ın Redermic C Yeux Göz Kremini yazmak istedim.
Bildiğimiz gibi göz çevresindeki deri, cildimizin En hassas yerlerinden biri. Bilek içlerimizdeki deri gibi ince ve en çabuk yıpranan, kırışan bölgemiz göz çevresi.
Göz çevresi kırışıklıklarının, morlukların sebepleri çok fazla.
Yorgunluk, uykusuzluk, az su içmek, stres, bilgisayar karşısında fazla vakit geçirmek, Güneş gözlüğü kullanmamak, gözleri fazla ovuşturmak bunlar arasında. Hatta yüzüstü yatmak bile kırışıklığa sebep olur demişti dermatologum!!
Bunlara dikkat etmek gerek ama bir çoğunu atlıyorum ben, mesela Atlas doğduğundan beri az uyku çok iş :)
Göz çevresi kremi kullanmaya başlama sebebi, kozmetikte olduğu gibi ihtiyaçtan değil, ailenin kadınlarında genetik olan Kaz Ayağı kırışıklıklarına karşı önlem almaktı.. Genetik diyorum çünkü istisnasız her akrabada, teyzede, halada var :((
Aile de mavi göz de var ama o geçmemiş, ben de şans yok kaz ayağı gelir beni bulur diyerek :))
25 yaşında başladım göz çevresi kremi kullanmaya. Ne mutlu bana ki henüz göz çevremde kırışıklık yok. Kaz ayaklarım da yok. Olmaması için önlem alıyorum. Tabi ki yaş aldıkça hepimizin kırışıklıkları olacak kaçış yok ve bunu önleyecek ''Mucize Krem'' henüz keşfedilmedi :)) Yani sürdüm kırşıklıklarım yok oldu gibi bir dünya maalesef yok kızlar :))
Sadece güzel yaşlanmak var. Biz önlemimizi alalım hasarı en aza indirelim :)
Yaklaşık 9-10 aydır La Roche Posay Redermic Yeux C kullanıyorum. Bu ikinci tüp.
La Roche Posay Markası 30 yılı aşkın süredir Dermokozmetik ürünler üreten ve dermatologların güvenle tavsiye ettiği Fransa da üretilen bir marka. Ben de doktorumun tavsiyesi ile aldım. Kuru göz çevresine sahip olduğumu belirteyim.
İçeriğinde C vitamini ve Hyaluronic Asit bulunduruyor ve derinleşen kaz ayağı kırışıklıklarını doldurarak pürüzsüz görünüm vadediyor. Ama böyle bir etkisi yok! Silikon ya da botox gibi etkiler beklemeyin. Göz çevresini nemli tutarak var olan kırşıklıkların görünümünü hafifletiyor ve kesinlikle yenilerinin oluşumunu engelliyor.
Morluklarla ilgili bir iddiası yok. Göz altı morluğu için krem arıyorsanız bu krem o değil :)Paraben içermemesi de ayrıca güzel.
Hep diyorum ya Oğlum un uyku problemi vardı diye, yeni yeni atlattık çok şükür. Uykusuz geceler tam iki yıl sürdü. Bu süre içinde göz çevresi kremimi asla ihmal etmedim. Bir ara göz altlarım isyan etmeye başladı La Roche Posay Redermic C Yeux imdadıma yetişti. Üç ya da dördüncü gün toparlanmayı hissettim. Kıvamı hafif olduğu için göz çevremde yağ bezesi ya da torbalanma yapmadı. ! Torbalanma diyorum çünkü ! bazı kremlerin formülü ağır, emilimi zor oluyor. göz altında torbalanmaya sebep oluyor Redermic C Yeux da böyle bir sorun olmadı. Emilimi kolay, formulü hafif, sıvı kıvamlı bir krem. Üzerinde Gece ve Gündüz kullanın yazıyor lakin içinde C vitamini var ve C vitamini güneşte leke yapabilir. Bu yüzden sadece geceleri kullanıyorum.
Mercimek tanesi kadar alıp yüzük parmağımla kaz ayağı bölgesinden göz altına ama çokta göz pınarına yaklaşmadan sürüyorum. Sabaha dinlenmiş, aydınlanmış, gergin ama nemli göz çevresiyle uyanıyorum :) Kuru olan göz çevremi çok iyi nemlendiriyor. Uykusuz ve yorgun geçen günlerde kaz ayaklarım oluşmadıysa La Roche Posay Redermic C Yeux a borçluyum diyebilirm.
Fiyatı 80 tl civarında. Kampanyalarda online satış yapan sitelerde daha uygun fiyata bulabilirsiniz. İçinde C vitamini olduğu için 6 ay içinde bitirmeniz gerekiyor. Zaten 6 ayı geçerse krem renk değiştirmeye başlıyor böylece sürenin dolduğunu anlıyorsunuz. İlk tüp biterken sıka sıka canını çıkarmıştım da oradan biliyorum :))
Eğer kuru ve kırışıklıklar oluşmaya başlayan göz çevreniz varsa, güvenilir dermokozmetik bir ürün arıyorsanız şiddetle tavsiye ederim.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
12 Kasım 2015
RIMMEL LONDON LASTING FINISH FONDÖTEN 25 hr COMFORT SERUM
Merhabalar
Bugün ki konuğumuz Fondöten olsun istedim.
RIMMEL LONDON LASTING FINISH FONDÖTEN 25 hr COMFORT SERUM. İsmi uzun olduğundan, Kızlar arasındaki kısa adı kırmızı kapak:))
Bu benim ilk fondötenim. Evet daha önce hiç fondötenim olmadı. İhtiyaç duymadım. İlk ve tek fondötenli makyajım düğünümde yapılmıştı:))
Günlük hayatta BB krem kullanıyorum ama makyajıma özen göstermem gereken zamanlarda tabi ki BB krem yeterli olmuyor. E yaş 32 olunca yüzde kapatılacak kusurlar artıyor. Fondöten arayışım Mac Face&Body den başladı ama gördüm ki kapatıcılığı, elimdeki BB kremlerden pek farklı değil, Mac ı eledim.
İnternette kullanıcı yorumlarında en fazla Rimmel London Lasthıng Fınısh Fondöten e rastladım. Denediğimde haklı olduklarını gördüm. Gerçekten çook başarılı bir fondöten.
30 ml lik bir şişesi var ama yoğun kıvamlı ve bereketli bir Fondöten.
Kullanım ömrü 24 ay. Bu uzun tarihi çok sevdim çünkü bir kaç ayda bitecek bir Fondöten değil bence.
Kokusu hafif, çiçeksi parfümlü ama rahatsız eden bir koku değil.
Yapısı yoğun kıvamda olsa da cilde kolayca uygulanıyor, hızlıca bütünleşiyor.
Ciltte tam kapatıcılık sağlıyor. Ben kapatıcılığını çok beğendim. Ciltteki tüm kusurları kapatıyor. Fırçayla uygulanınca daha kapatıcı daha yoğun durdu cildimde. Elimle sürdüğümde pek hoşuma gitmedi çizgilenme oldu. En iyi sonucu Makyaj süngeriyle aldım, daha doğal daha taze bir görünüm oldu. Fondötende az kapatıcılık isteyenlerdenseniz süngerle uygulamanızı tavsiye ederim.
Cildiniz çok çok kuru ya da çok çok yağlı değilse tüm cilt tiplerinin seveceği bir Fondöten bence. Benim cildim kuruya dönük karma. Benim cildimde ne parlamaya ne de kurumaya yol açmadı. Tabi ki alttan cilde uygun nemlendiriciyi sürmek kaydıyla. Ha eğer yağlı bir cildiniz varsa zaten pudrayla sabitlersiniz. Ben pudraya ihtiyaç duymuyorum. Fondöteni sürüyorum üzerine allık missss :))
25 saat kalıcılıktan söz ediyor tabi ki bunun gerçekliğini bilmiyorum:)) hangimiz cildinde 25 saat Fondötenle geziyor ki??
Test ettiğim en uzun süre 8 saat oldu ve bu süre içinde hiç bozulmadı. Akmadı,bulaşmadı, kusmadı. Ben temizleyene kadar gayet iyi görünüyor.
Fiyatı 20 tl civarında. İndirim zamanı daha uygun fiyattan Watsons mağazalarından satın alabilirsiniz. Uygun fiyatlı, kalıcı, kapatıcılığı orta seviyede bir Fondöten arıyorsanız kesinlikle bir göz atın derim. Bendeki rengi 203 True Beıge. Siz de Cildinize uygun rengi bulursanız muhteşem görüneceksiniz emin olun ;)
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın
Bugün ki konuğumuz Fondöten olsun istedim.
RIMMEL LONDON LASTING FINISH FONDÖTEN 25 hr COMFORT SERUM. İsmi uzun olduğundan, Kızlar arasındaki kısa adı kırmızı kapak:))
Bu benim ilk fondötenim. Evet daha önce hiç fondötenim olmadı. İhtiyaç duymadım. İlk ve tek fondötenli makyajım düğünümde yapılmıştı:))
Günlük hayatta BB krem kullanıyorum ama makyajıma özen göstermem gereken zamanlarda tabi ki BB krem yeterli olmuyor. E yaş 32 olunca yüzde kapatılacak kusurlar artıyor. Fondöten arayışım Mac Face&Body den başladı ama gördüm ki kapatıcılığı, elimdeki BB kremlerden pek farklı değil, Mac ı eledim.
İnternette kullanıcı yorumlarında en fazla Rimmel London Lasthıng Fınısh Fondöten e rastladım. Denediğimde haklı olduklarını gördüm. Gerçekten çook başarılı bir fondöten.
30 ml lik bir şişesi var ama yoğun kıvamlı ve bereketli bir Fondöten.
Kullanım ömrü 24 ay. Bu uzun tarihi çok sevdim çünkü bir kaç ayda bitecek bir Fondöten değil bence.
Kokusu hafif, çiçeksi parfümlü ama rahatsız eden bir koku değil.
Yapısı yoğun kıvamda olsa da cilde kolayca uygulanıyor, hızlıca bütünleşiyor.
Ciltte tam kapatıcılık sağlıyor. Ben kapatıcılığını çok beğendim. Ciltteki tüm kusurları kapatıyor. Fırçayla uygulanınca daha kapatıcı daha yoğun durdu cildimde. Elimle sürdüğümde pek hoşuma gitmedi çizgilenme oldu. En iyi sonucu Makyaj süngeriyle aldım, daha doğal daha taze bir görünüm oldu. Fondötende az kapatıcılık isteyenlerdenseniz süngerle uygulamanızı tavsiye ederim.
25 saat kalıcılıktan söz ediyor tabi ki bunun gerçekliğini bilmiyorum:)) hangimiz cildinde 25 saat Fondötenle geziyor ki??
Test ettiğim en uzun süre 8 saat oldu ve bu süre içinde hiç bozulmadı. Akmadı,bulaşmadı, kusmadı. Ben temizleyene kadar gayet iyi görünüyor.
Fiyatı 20 tl civarında. İndirim zamanı daha uygun fiyattan Watsons mağazalarından satın alabilirsiniz. Uygun fiyatlı, kalıcı, kapatıcılığı orta seviyede bir Fondöten arıyorsanız kesinlikle bir göz atın derim. Bendeki rengi 203 True Beıge. Siz de Cildinize uygun rengi bulursanız muhteşem görüneceksiniz emin olun ;)
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın
29 Ekim 2015
AVON MOROCCON OİL ARGAN YAĞLI SAÇ SERUMU
Merhabalar
Yine saç bakım yağı yazısı :)
Saçlarım sorunlu olduğu için en fazla tükettiğim ürünler saç bakım ürünleri oluyor maalesef.
Amaa bugün ki zat-ı şahanemiz yıllardır benimle olan ve Bence Avon un en en iyi ürünü. Sanırım deneyip memnun kalmayan kimse yok. Kimden duysam çok beğendiğini söylüyor:)
Avon serumdan Kaç şişe bitirdim bilmiyorum. Üzerine kaç farklı ürün denedim olmadı. Yine dönüp dolaşıp alıyorum Avon Saç Serumunu. Farklı ürün deneme sebebim hem merak hem de Avon satışı yapan birilerini bulmak zor olduğundan. Markete girip alıp çıkmak istiyorum ama ne yazık ki Avon ürünlerinde bu mümkün olmuyor ulaşılabilirliği zor!! Ve ben de bu durumdan çok muzdaribim :(
Saç serumu ya da bakım yağı ne derseniz, benim için önemli. Çünkü kuru, kabaran ve çabuk kırılan saçlarım var. Uçlarda balyaj olduğu için saç uçlarım extra kuru. Eğer yıkadıktan sonra herhangi bir ürün kullanmazsam saçlarımla başa çıkmak imkansız hale geliyor görüntüsü çok kötü oluyor. Kabarması da cabası :((
Avon Argan Yağlı Saç Serumu beklentimi fazlasıyla karşılıyor.
Bu ürün Argan Yağlı.Tabi ki eser miktarda:) Ama çok başarılı bir bileşimi var.
Kokusu Muhteşem!! En çok da kokusunu seviyorum galiba :)
Saçlarımı yıkadıktan sonra havluyla kurulayıp hafif nemli saç uçlarına ve saç boyuna Avon Serumu uyguluyorum. Diplere değil!! Diplere sürerseniz mutlaka yağlandıracaktır!! Tüm saç tipleri için yazıyor üzerinde ama siz ona bakmayın :)) ilk aldığımda deneme amacıyla diplerden uca doğru sürmüştüm ve benim kuru saçlarımı yağlandırdı. O yüzden yağlı saçların dikkatli kullanmasını tavsiye ederim.
İyice tüm saçıma yaydıktan sonra saçlarımı kurutuyorum.
Yumuşacık, nemli, parlak miss gibi saçlarım oluyor.
Saçlarımı ağırlaştırmıyor, yağlı bir görüntü oluşturmuyor aksine parlaklık veriyor.
Özellikle fön ya da düzleştirme işleminden önce sürünce saçlarım daha sağlıklı görünüyor. Parmaklarımı saçımdan geçirince saçlarım akıyor resmen. OFF çok fena övdüm ama gerçekten çok başarılı bir ürün.
Avon serumu uyguladıktan sonra Elektriklenme sorunu da yarı yarıya azalıyor.
Saç uçlarım, ben tekrar yıkayana kadar nemli kalıyor.
Çabuk kırılan, mat ve kuru saçlarınız varsa mutlaka bir şans verin derim.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
Yine saç bakım yağı yazısı :)
Saçlarım sorunlu olduğu için en fazla tükettiğim ürünler saç bakım ürünleri oluyor maalesef.
Amaa bugün ki zat-ı şahanemiz yıllardır benimle olan ve Bence Avon un en en iyi ürünü. Sanırım deneyip memnun kalmayan kimse yok. Kimden duysam çok beğendiğini söylüyor:)
Avon serumdan Kaç şişe bitirdim bilmiyorum. Üzerine kaç farklı ürün denedim olmadı. Yine dönüp dolaşıp alıyorum Avon Saç Serumunu. Farklı ürün deneme sebebim hem merak hem de Avon satışı yapan birilerini bulmak zor olduğundan. Markete girip alıp çıkmak istiyorum ama ne yazık ki Avon ürünlerinde bu mümkün olmuyor ulaşılabilirliği zor!! Ve ben de bu durumdan çok muzdaribim :(
Saç serumu ya da bakım yağı ne derseniz, benim için önemli. Çünkü kuru, kabaran ve çabuk kırılan saçlarım var. Uçlarda balyaj olduğu için saç uçlarım extra kuru. Eğer yıkadıktan sonra herhangi bir ürün kullanmazsam saçlarımla başa çıkmak imkansız hale geliyor görüntüsü çok kötü oluyor. Kabarması da cabası :((
Kokusu Muhteşem!! En çok da kokusunu seviyorum galiba :)
Saçlarımı yıkadıktan sonra havluyla kurulayıp hafif nemli saç uçlarına ve saç boyuna Avon Serumu uyguluyorum. Diplere değil!! Diplere sürerseniz mutlaka yağlandıracaktır!! Tüm saç tipleri için yazıyor üzerinde ama siz ona bakmayın :)) ilk aldığımda deneme amacıyla diplerden uca doğru sürmüştüm ve benim kuru saçlarımı yağlandırdı. O yüzden yağlı saçların dikkatli kullanmasını tavsiye ederim.
İyice tüm saçıma yaydıktan sonra saçlarımı kurutuyorum.
Yumuşacık, nemli, parlak miss gibi saçlarım oluyor.
Saçlarımı ağırlaştırmıyor, yağlı bir görüntü oluşturmuyor aksine parlaklık veriyor.
Özellikle fön ya da düzleştirme işleminden önce sürünce saçlarım daha sağlıklı görünüyor. Parmaklarımı saçımdan geçirince saçlarım akıyor resmen. OFF çok fena övdüm ama gerçekten çok başarılı bir ürün.
Avon serumu uyguladıktan sonra Elektriklenme sorunu da yarı yarıya azalıyor.
Saç uçlarım, ben tekrar yıkayana kadar nemli kalıyor.
Çabuk kırılan, mat ve kuru saçlarınız varsa mutlaka bir şans verin derim.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
26 Ekim 2015
PANTENE ARGAN YAĞLI ELİXİR
Merhabalar
Yazmakta geç kaldığım bir saç serumu Pantene Argan Yağlı Elixir..
Geç kaldım diyorum çünkü yazın başında alıp kullandım, son bir iki kullanımlık kala blogda yazayım diye atmışım banyo dolabına gitmiş.Dolapta unutmuşum Çünkü hiiiç beğenmedim!
Kullananların çoğu, çok memnun olduğunu yazmıştı bloglarda. Reklamlarda da çok gözüme çarpıyordu Pantene Elixir, merak edip aldım.
Bildiğiniz gibi :) Kuru, sert, boyalı saçlarım var dolayısıyla En fazla kullandığım ürünler saç bakım ürünleri oluyor. Yıkadıktan sonra uygulanan bakım ürünlerine extra meraklıyım zaten. Ne görsem alıp deniyorum. Pantene Argan Yağlı Elixir de beklentiyi yüksek tuttum ama beğenmedim maalesef :((
Daha önce Argan Yağı ile ilgili bir yazı paylaşmıştım. Argan yağının ne kadar zor üretildiğini ve çok pahalı bir yağ olduğundan bahsetmiştim. Pantene Argan Yağlı Elixir saç serumunun içinde Argan Yağının çoook eser miktarda olabileceğini zaten biliyordum. Ama bu kadar memnun kullanıcı olunca, içeriğindeki diğer maddeler iyidir diye düşünmüştüm lakin yanılmışım.
Tabi ki her cilt tipi her saç tipi farklı. Bana iyi gelen bir ürün başkasına hiç fayda etmeyebilir. Özellikle saç ürünleri daha da göreceli. Beklenti farklı beğeni farklı ama Pantene Argan Yağlı Elixir saç ucu serumu olarak bana biraz vasat geldi. Beklentim yumuşatıp nemlendirmesi ve kırıklardan korumasıydı.. Benim saçlarımda bunların hiç biri olmadı.
Hakkını vereyim kokusu şahane :)) Tek sevdiğim yanı bu oldu.
Çok güzel kokuyor ve o koku gün boyu saçta kalıyor.
Saçı yağlandırmıyor, ağırlaştırmıyor.
Parlaklık konusunda bir etkisini görmedim.
Nemlendirmesi ve yumuşaklığı ilk bir kaç saat iyi ama sonra o etkiler bitiyor kokusu kalıyor.
24 Saat nemlendirme vaadediyor ama saç uçlarım kırılmaya devam etti. Kırıklar üzerinde etkisini göremedim.
Ben beğenmemiş olsamda, boyasız saçlar üzerinde daha etkili olur kanaatindeyim. Saçlarınızda boya yoksa, fazla kuruluk sorunu yaşamıyorsanız Pantene Argan Yağlı Elixir den memnun kalabilirsiniz.
Yıkama sonrası bakım olarak bana yeterli gelmedi. Yani olmasa da olur bir ürün benim için.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
Yazmakta geç kaldığım bir saç serumu Pantene Argan Yağlı Elixir..
Geç kaldım diyorum çünkü yazın başında alıp kullandım, son bir iki kullanımlık kala blogda yazayım diye atmışım banyo dolabına gitmiş.Dolapta unutmuşum Çünkü hiiiç beğenmedim!
Kullananların çoğu, çok memnun olduğunu yazmıştı bloglarda. Reklamlarda da çok gözüme çarpıyordu Pantene Elixir, merak edip aldım.
Bildiğiniz gibi :) Kuru, sert, boyalı saçlarım var dolayısıyla En fazla kullandığım ürünler saç bakım ürünleri oluyor. Yıkadıktan sonra uygulanan bakım ürünlerine extra meraklıyım zaten. Ne görsem alıp deniyorum. Pantene Argan Yağlı Elixir de beklentiyi yüksek tuttum ama beğenmedim maalesef :((
Daha önce Argan Yağı ile ilgili bir yazı paylaşmıştım. Argan yağının ne kadar zor üretildiğini ve çok pahalı bir yağ olduğundan bahsetmiştim. Pantene Argan Yağlı Elixir saç serumunun içinde Argan Yağının çoook eser miktarda olabileceğini zaten biliyordum. Ama bu kadar memnun kullanıcı olunca, içeriğindeki diğer maddeler iyidir diye düşünmüştüm lakin yanılmışım.
Tabi ki her cilt tipi her saç tipi farklı. Bana iyi gelen bir ürün başkasına hiç fayda etmeyebilir. Özellikle saç ürünleri daha da göreceli. Beklenti farklı beğeni farklı ama Pantene Argan Yağlı Elixir saç ucu serumu olarak bana biraz vasat geldi. Beklentim yumuşatıp nemlendirmesi ve kırıklardan korumasıydı.. Benim saçlarımda bunların hiç biri olmadı.
Hakkını vereyim kokusu şahane :)) Tek sevdiğim yanı bu oldu.
Çok güzel kokuyor ve o koku gün boyu saçta kalıyor.
Saçı yağlandırmıyor, ağırlaştırmıyor.
Parlaklık konusunda bir etkisini görmedim.
Nemlendirmesi ve yumuşaklığı ilk bir kaç saat iyi ama sonra o etkiler bitiyor kokusu kalıyor.
24 Saat nemlendirme vaadediyor ama saç uçlarım kırılmaya devam etti. Kırıklar üzerinde etkisini göremedim.
Ben beğenmemiş olsamda, boyasız saçlar üzerinde daha etkili olur kanaatindeyim. Saçlarınızda boya yoksa, fazla kuruluk sorunu yaşamıyorsanız Pantene Argan Yağlı Elixir den memnun kalabilirsiniz.
Yıkama sonrası bakım olarak bana yeterli gelmedi. Yani olmasa da olur bir ürün benim için.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
19 Ekim 2015
FLORMAR INVISIBLE PORES -GÖZENEK KÜÇÜLTÜCÜ
Merhabalar
Yine yazmayı unuttuğum Flormar Gözenek Küçültücü den bahsedeyim biraz.
Öncelikle gözenekler neden olur ona bakalım.
Cildimizdeki gözenekler vücudumuzda biriken sıvıları Ter, yağ, iltihap vs. dışarı atmakla görevlidir :) Ve yine gözeneklerimiz sayesinde cildimiz nemli kalır. Gözenekler genetik olduğu kadar Cildin yapısına bağlı olarak da oluşur.Yağlı ciltlerde gözenekler daha belirgindir. Karma ciltlerin T bölgesinde burun kenarlarındaki gözenekler belirgindir.
Cilt tipinin yanı sıra dış etkenlerde gözeneklerin genişlemesine neden olur. Mesela düzenli cilt bakımı yapılmadığında, ciltteki ölü deriler atılmadığında, yanlış cilt bakımı ve yanlış cilt bakım ürünleri kullanıldığında da gözenekler belirginleşmeye başlar.
Gözenekleri gizlemek yerine öncelikle cildimize iyi bakmayı tavsiye ediyorum zira bu daha etkili çözüm :)
Kızlar cilt tipinize göre düzenli peeling yapın!
Yine cildinize uygun tonik mutlaka kullanın (ben en iyi tonik gül suyu diyorum)
Ve uygun nemlendirici!! Cildinizi yağlandıran ürünler gözeneklerinizi iyice genişletir!!
Düzenli bakım ve düzenli temizlik eski haline döndürmez, gözenekleri yok etmez ama gözenekler üzerinde fark yaratacaktır emin olun!!
Benim cildim kuruya dönük karma. Bu yüzden fazla gözenek sorunum yok. sadece burun kenarlarında var ama bir kaç yıl öncesi onlar da yoktu :(( Yaş faktörünü yukarıda belirtmeyi unuttum :)) Evet gençler yaş aldıkça gözenekler daha da belirginleşmeye başlıyor tecrübe ile sabit!!
Gözeneklerim az ama hiç olmasın diye mücadele ediyorum!!
Çok fazla fondöten kullanmadığımı daha önce belirtmiştim. Benim olayım BB krem ve göz altı kapatıcısı :) Tabi BB kremin kapatıcılığı az olduğu için gözenekleri pek gizlemiyor. Bu yüzden bir baz alayım bari derken çok gözüme çarpar oldu Flormar Invısıble Pores. E bende deniyim dedim. Fiyatı 15 civarıydı indirimlerde daha da ekonomik oluyor.
İki çeşidi var. Biri kahverengi bantlı olan biri de yeşil bantlı. Ama inanın ikisinin arasında ambalaj hariç fark göremedim. Kahverengi olanın rengi de koyu fakat cilde renk vermiyor. Benim kullandığım yeşil olanı ve rengi şeffaf. Dediğim gibi ikisinin etkisi aynı hiç bir fark göremedim ben :)
Flormar Invısıble Pores in vaadi gözenekleri küçültmesi ve minik çizgilerin saklanması. Yerine getiriyor mu??
Şöyle ki daha önce gözenek bazı kullanmadığım için kıyaslama yapamayacağım ama Flormar Gözenek Küçültücünün mucize yarattığını söyleyemem. Beklentiyi yüksek tutmayın :)
Şeffaf ve yoğun bir jel kıvamında. Az miktar ürün tüm yüze yetiyor. Kokusu hafif ve hoş, rahatsız etmiyor.
Sürüldüğü anda cildi Kadife gibi yumuşacık yapıyor. Yüzünüzde aydınlık bir bütünlük oluşturuyor. Gözenekleri silikleştiriyor ve makyaja güzel bir zemin hazırlıyor. Üzerine sürdüğünüz fondöten ya da BB krem daha bir güzel parlak duruyor.
Ama dediğim gibi gözenekleri tamamen saklamıyor yarı yarıya görünümü hafifletiyor diyelim:) Çizgilere gelince, yüzümde çizgi yok henüz :)) Göz çevremde var mimik çizgileri ama ben oraya sürmemeye özen gösterdim:) Bu yüzden çizgiler üzerine etkisi hakkında bir şey diyemem.
Fiyatına göre başarılı bir ürün. Benim gibi karma cildinizde, bazı yerlerde gözenekler varsa ihtiyacınızı karşılayacaktır.Ama çok fazla gözenek probleminiz varsa yeterli gelmeyecektir diye düşünüyorum. Daha profesyonel ürünlere yönelmenizi tavsiye ederim.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
Yine yazmayı unuttuğum Flormar Gözenek Küçültücü den bahsedeyim biraz.
Cildimizdeki gözenekler vücudumuzda biriken sıvıları Ter, yağ, iltihap vs. dışarı atmakla görevlidir :) Ve yine gözeneklerimiz sayesinde cildimiz nemli kalır. Gözenekler genetik olduğu kadar Cildin yapısına bağlı olarak da oluşur.Yağlı ciltlerde gözenekler daha belirgindir. Karma ciltlerin T bölgesinde burun kenarlarındaki gözenekler belirgindir.
Cilt tipinin yanı sıra dış etkenlerde gözeneklerin genişlemesine neden olur. Mesela düzenli cilt bakımı yapılmadığında, ciltteki ölü deriler atılmadığında, yanlış cilt bakımı ve yanlış cilt bakım ürünleri kullanıldığında da gözenekler belirginleşmeye başlar.
Gözenekleri gizlemek yerine öncelikle cildimize iyi bakmayı tavsiye ediyorum zira bu daha etkili çözüm :)
Kızlar cilt tipinize göre düzenli peeling yapın!
Yine cildinize uygun tonik mutlaka kullanın (ben en iyi tonik gül suyu diyorum)
Ve uygun nemlendirici!! Cildinizi yağlandıran ürünler gözeneklerinizi iyice genişletir!!
Düzenli bakım ve düzenli temizlik eski haline döndürmez, gözenekleri yok etmez ama gözenekler üzerinde fark yaratacaktır emin olun!!
Benim cildim kuruya dönük karma. Bu yüzden fazla gözenek sorunum yok. sadece burun kenarlarında var ama bir kaç yıl öncesi onlar da yoktu :(( Yaş faktörünü yukarıda belirtmeyi unuttum :)) Evet gençler yaş aldıkça gözenekler daha da belirginleşmeye başlıyor tecrübe ile sabit!!
Gözeneklerim az ama hiç olmasın diye mücadele ediyorum!!
Çok fazla fondöten kullanmadığımı daha önce belirtmiştim. Benim olayım BB krem ve göz altı kapatıcısı :) Tabi BB kremin kapatıcılığı az olduğu için gözenekleri pek gizlemiyor. Bu yüzden bir baz alayım bari derken çok gözüme çarpar oldu Flormar Invısıble Pores. E bende deniyim dedim. Fiyatı 15 civarıydı indirimlerde daha da ekonomik oluyor.
İki çeşidi var. Biri kahverengi bantlı olan biri de yeşil bantlı. Ama inanın ikisinin arasında ambalaj hariç fark göremedim. Kahverengi olanın rengi de koyu fakat cilde renk vermiyor. Benim kullandığım yeşil olanı ve rengi şeffaf. Dediğim gibi ikisinin etkisi aynı hiç bir fark göremedim ben :)
Flormar Invısıble Pores in vaadi gözenekleri küçültmesi ve minik çizgilerin saklanması. Yerine getiriyor mu??
Şöyle ki daha önce gözenek bazı kullanmadığım için kıyaslama yapamayacağım ama Flormar Gözenek Küçültücünün mucize yarattığını söyleyemem. Beklentiyi yüksek tutmayın :)
Şeffaf ve yoğun bir jel kıvamında. Az miktar ürün tüm yüze yetiyor. Kokusu hafif ve hoş, rahatsız etmiyor.
Sürüldüğü anda cildi Kadife gibi yumuşacık yapıyor. Yüzünüzde aydınlık bir bütünlük oluşturuyor. Gözenekleri silikleştiriyor ve makyaja güzel bir zemin hazırlıyor. Üzerine sürdüğünüz fondöten ya da BB krem daha bir güzel parlak duruyor.
Ama dediğim gibi gözenekleri tamamen saklamıyor yarı yarıya görünümü hafifletiyor diyelim:) Çizgilere gelince, yüzümde çizgi yok henüz :)) Göz çevremde var mimik çizgileri ama ben oraya sürmemeye özen gösterdim:) Bu yüzden çizgiler üzerine etkisi hakkında bir şey diyemem.
Fiyatına göre başarılı bir ürün. Benim gibi karma cildinizde, bazı yerlerde gözenekler varsa ihtiyacınızı karşılayacaktır.Ama çok fazla gözenek probleminiz varsa yeterli gelmeyecektir diye düşünüyorum. Daha profesyonel ürünlere yönelmenizi tavsiye ederim.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
16 Ekim 2015
LOREAL ELSEVE NEM KOLAJEN 48 SAAT NEMLENDİRİ ŞAMPUAN VE SAÇ KREMİ
Merhabalar
Bir şampuan yazısı daha..
Daha önce de bahsettiğim gibi şampuanımı 2-3 ayda bir değiştiriyorum. Bunun sebebi çok çok iyi bir şampuan kullanıyor olsam da bir süre sonra saçıma etkisi azalıyor. Bağışıklık mı kazanıyor ne:))
E böyle olunca da piyasadaki tüm şampuanlarla tanışmış oluyorum. İçinden beğendiklerimi de dönüşümlü olarak kullanıyorum.
Çok beğendiğim Revox At Kuyruğu şampuandan sonra Loreal Elseve Nem Kolajen Şampuanından ve Kreminden aldım.
48 Saat Ağırlaştırmadan Nemlendirme vadediyor !!
Elektiriklenmeyen ve Kabarmayan Parlak İpeksi Saçlar !!
Bu kelimelere aldandım..
Şampuanın kokusu çoook güzel.
Ama güzel olan tek şeyi kokusu !!
Hiiiç sevmedim !!
Nemlendirme etkisinden söz eden bir şampuan saçı bu kadar mı kurutur !!
O kadar şampuan denedim ama abartmıyorum bu kadar köpürenini hiiç görmedim !!
Miktarını azalttım bu defa da saçlarımı arındırmadığını fark ettim.
Dökülmeyen saçlarımı dökmeye başladı. Yıkadıktan sonraki kuruluğu ne yapsam geçiremedim ve kendimi ' Ben saçlarımı bulaşık deterjanıyla yıkasam ancak bu kadar köpürür ve kururdu !! Benim Kakao yağlarıyla el bebek gül bebek baktığım saçlarımı sen gel süpürgeye çevir !! derken buldum :))
Belki beğenen, saçlarına iyi gelen arkadaşlar vardır ama biz hiç anlaşamadık.
Normalde şampuanları duş jellerini beğenmesemde bitsin diye kullanırım ama bunu kullanamayıp eşime devrettim :)) Onun saçları yağlı olduğu için onda sorun olmadı. Ama bu şampuan kuru saçlar için değil miydi?? Hani 48 saat nemlendirecekti???
Neyse gelelim Saç kreminee..
Aynı serinin Şampuanıyla Kremi bu kadar mı birbirine tezat olur?? Şampuanını ne kadar sevmediysem Kremine bir o kadar bayıldım :)) Ha kremin başarısı başka bir şampuanla ortaya çıktı o ayrı. Baktım şampuanda problem var. Şampuanı değiştirip Bioblas a döndüm kremi kullanmaya devam ettim o zaman kremin farkı ortaya çıktı:))
Saçlarımı ağırlaştırmadan yağlandırmadan nemlendirdi yumuşattı. E dolayısıyla elektriklenme de azaldı :))
Özetle şampuanı asla!! Ama saç kremini tavsiye ederim. Güzel başarılı bir krem kızlar.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
Bir şampuan yazısı daha..
Daha önce de bahsettiğim gibi şampuanımı 2-3 ayda bir değiştiriyorum. Bunun sebebi çok çok iyi bir şampuan kullanıyor olsam da bir süre sonra saçıma etkisi azalıyor. Bağışıklık mı kazanıyor ne:))
E böyle olunca da piyasadaki tüm şampuanlarla tanışmış oluyorum. İçinden beğendiklerimi de dönüşümlü olarak kullanıyorum.
Çok beğendiğim Revox At Kuyruğu şampuandan sonra Loreal Elseve Nem Kolajen Şampuanından ve Kreminden aldım.
48 Saat Ağırlaştırmadan Nemlendirme vadediyor !!
Elektiriklenmeyen ve Kabarmayan Parlak İpeksi Saçlar !!
Bu kelimelere aldandım..
Ama güzel olan tek şeyi kokusu !!
Hiiiç sevmedim !!
Nemlendirme etkisinden söz eden bir şampuan saçı bu kadar mı kurutur !!
O kadar şampuan denedim ama abartmıyorum bu kadar köpürenini hiiç görmedim !!
Miktarını azalttım bu defa da saçlarımı arındırmadığını fark ettim.
Dökülmeyen saçlarımı dökmeye başladı. Yıkadıktan sonraki kuruluğu ne yapsam geçiremedim ve kendimi ' Ben saçlarımı bulaşık deterjanıyla yıkasam ancak bu kadar köpürür ve kururdu !! Benim Kakao yağlarıyla el bebek gül bebek baktığım saçlarımı sen gel süpürgeye çevir !! derken buldum :))
Belki beğenen, saçlarına iyi gelen arkadaşlar vardır ama biz hiç anlaşamadık.
Normalde şampuanları duş jellerini beğenmesemde bitsin diye kullanırım ama bunu kullanamayıp eşime devrettim :)) Onun saçları yağlı olduğu için onda sorun olmadı. Ama bu şampuan kuru saçlar için değil miydi?? Hani 48 saat nemlendirecekti???
Neyse gelelim Saç kreminee..
Aynı serinin Şampuanıyla Kremi bu kadar mı birbirine tezat olur?? Şampuanını ne kadar sevmediysem Kremine bir o kadar bayıldım :)) Ha kremin başarısı başka bir şampuanla ortaya çıktı o ayrı. Baktım şampuanda problem var. Şampuanı değiştirip Bioblas a döndüm kremi kullanmaya devam ettim o zaman kremin farkı ortaya çıktı:))
Saçlarımı ağırlaştırmadan yağlandırmadan nemlendirdi yumuşattı. E dolayısıyla elektriklenme de azaldı :))
Özetle şampuanı asla!! Ama saç kremini tavsiye ederim. Güzel başarılı bir krem kızlar.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
07 Ekim 2015
LOREAL SKIN PERFECTİON CİLT KUSURSUZLAŞTIRICI SERUM
Merhabalar
Uzun zamandır yazmayı unuttuğum Loreal Cilt Kusursuzlaştırıcı Serum dan bahsetmek istedim bugün. Gerçi İnstagram sayfamda kısaca yazmıştım ama burada da yazayım istedim.
Ben genelde C vitamini serumu kullanıyorum. Yaş 32 ye yaklaştığı için anti-aging ürünlerden yana yapıyorum tercihimi. Ama Loreal in bu serumu yabancı blogger ların övgülerine dayanamyıp aldım :) Kullananlar çok memnundu. Ve adı çook iddialıydı CİLT KUSURSUZLAŞTIRICIIII :)) Hani hep öyle bir ürün arıyoruz ya. Sürelim hoop herşey bitsin ne leke kalsın ne kırışılık:)) Bende bir şans vermek istedim. Fiyatı da uygun olunca kaptım bir tane. 30 ml. 29 tl. idi ben aldığımda. Şu an da aynı gibi fiyatta.
30 ml lik pompalı, pembe çook şirin bir şişesi var. İki pompa tüm yüze yetiyor.
Kıvamı sıvıya yakın diyebilirim krem gibi değil. Cildin serumu Emmesi için 10 dk kadar zaman ayırmak gerekiyor hemen emilmiyor. Ve beni rahatsız eden Buram buram parfüm kokusu var.. Kokusu güzel kötü değil ama yüzüme sürdüğüm ürünler bu kadar güzel (!!) kokunca beni işkillendiriyorlar. Bence parfümsüz olmalıydı.
Serumun vadettikleri söyle:
Cilt dokusunu pürüzsüzleştirir
Gözenekleri sıkılaştırır
Cilt tonunu eşitler
Gelelim bendeki etkilerine..
İlk kullandığım günden itibaren Ciddi anlamda gözeneklerimde bir silikleşme oldu. Sanki cildim sıkılaştı gibi. Bu anlamda çook memnun kaldım. Özellikle makyajdan önce cildimi temizledikten sonra sürüp, üzerine makyaj yapınca, sanki makyajım daha iyi duruyor. O gözenekler küçülünce daha tok duruyor sanki makyajım. (Tok makyaj da ne demek se artık :)) )
Sivilce sorunum olmadığı için, gözenekler de küçülünce haliyle cildimde bi pürüzsüzlük oldu. Ama bu bir mucize değil!! Çünkü pürüzlü bir cildim yok :))
Benden görüp merak eden kız kardeşim de kullanmaya başladı ve onun cildinde arada sivilceler çıkar, O nun kanaatine göre sivilceleri hızlıca iyileştiriyormuşşş. Ben onun yalancısıyım :)) Sonuç olarak o da pek bir sevdi bu serumu.
Cilt tonunu eşitler kısmını ben hala göremedim. Şişe neredeyse bitti. Cilt tonu üzerinde çok bir etkisi yok!! Fakat akşam cilt temizliğinden sonra , nemlendirici öncesi sürüp yattığımda sabaha daha duru bir ciltle uyandığımı belirteyim . Yabancı bloggerlar çok övüyor dedim ya belki onlar kremiyle birlikte kullanınca etkilerini görmüşlerdir diye düşünüyorum. Çünkü aynı ürünün nemlendirici kremi de var ve ondan da memnun olan çok. Ben sadece bu serumu kullandım. Bendeki etkisi gözenekleri küçültmesiydi. Haa kalıcı bir çözüm mü HAYIR!! Serumu sürmediğiniz zaman gözenekler aynı!!
Ayrıca ben bu serumu yazın kullandığım için cildimin çok kuru olmadığı zamana geldi ve çoğu zaman nemlendiriciye ihtiyaç duymadım. Yani azda olsa nem de veriyor cilde.
Vesselam yazıdan anlaşılacağı üzere ayy çook beğendiim diyemem
Hiiiiç sevmedim sakın almayın diyemem
Size şöyle söyleyeyim Loreal Skın Perfection Serum kötü bir ürün değil. Fiyatına göre başarılı. Ayrıca Hiç kullanmamaktan iyidir.
Bence 24-29 yaşlarında cildinde çok fazla sorun olmayan, cilt bakımını destekleyecek hafif bir ürün arayan arkadaşlar bu serumdan daha memnun kalacaklardır. Benim gibi neredeyse yolu yarılayanlara Anti-Aging ürünler daha isabetli olur:))
Umarım işinize yarar.
Hoşçaklın..
Uzun zamandır yazmayı unuttuğum Loreal Cilt Kusursuzlaştırıcı Serum dan bahsetmek istedim bugün. Gerçi İnstagram sayfamda kısaca yazmıştım ama burada da yazayım istedim.
Ben genelde C vitamini serumu kullanıyorum. Yaş 32 ye yaklaştığı için anti-aging ürünlerden yana yapıyorum tercihimi. Ama Loreal in bu serumu yabancı blogger ların övgülerine dayanamyıp aldım :) Kullananlar çok memnundu. Ve adı çook iddialıydı CİLT KUSURSUZLAŞTIRICIIII :)) Hani hep öyle bir ürün arıyoruz ya. Sürelim hoop herşey bitsin ne leke kalsın ne kırışılık:)) Bende bir şans vermek istedim. Fiyatı da uygun olunca kaptım bir tane. 30 ml. 29 tl. idi ben aldığımda. Şu an da aynı gibi fiyatta.
30 ml lik pompalı, pembe çook şirin bir şişesi var. İki pompa tüm yüze yetiyor.
Kıvamı sıvıya yakın diyebilirim krem gibi değil. Cildin serumu Emmesi için 10 dk kadar zaman ayırmak gerekiyor hemen emilmiyor. Ve beni rahatsız eden Buram buram parfüm kokusu var.. Kokusu güzel kötü değil ama yüzüme sürdüğüm ürünler bu kadar güzel (!!) kokunca beni işkillendiriyorlar. Bence parfümsüz olmalıydı.
Serumun vadettikleri söyle:
Cilt dokusunu pürüzsüzleştirir
Gözenekleri sıkılaştırır
Cilt tonunu eşitler
Gelelim bendeki etkilerine..
İlk kullandığım günden itibaren Ciddi anlamda gözeneklerimde bir silikleşme oldu. Sanki cildim sıkılaştı gibi. Bu anlamda çook memnun kaldım. Özellikle makyajdan önce cildimi temizledikten sonra sürüp, üzerine makyaj yapınca, sanki makyajım daha iyi duruyor. O gözenekler küçülünce daha tok duruyor sanki makyajım. (Tok makyaj da ne demek se artık :)) )
Sivilce sorunum olmadığı için, gözenekler de küçülünce haliyle cildimde bi pürüzsüzlük oldu. Ama bu bir mucize değil!! Çünkü pürüzlü bir cildim yok :))
Benden görüp merak eden kız kardeşim de kullanmaya başladı ve onun cildinde arada sivilceler çıkar, O nun kanaatine göre sivilceleri hızlıca iyileştiriyormuşşş. Ben onun yalancısıyım :)) Sonuç olarak o da pek bir sevdi bu serumu.
Cilt tonunu eşitler kısmını ben hala göremedim. Şişe neredeyse bitti. Cilt tonu üzerinde çok bir etkisi yok!! Fakat akşam cilt temizliğinden sonra , nemlendirici öncesi sürüp yattığımda sabaha daha duru bir ciltle uyandığımı belirteyim . Yabancı bloggerlar çok övüyor dedim ya belki onlar kremiyle birlikte kullanınca etkilerini görmüşlerdir diye düşünüyorum. Çünkü aynı ürünün nemlendirici kremi de var ve ondan da memnun olan çok. Ben sadece bu serumu kullandım. Bendeki etkisi gözenekleri küçültmesiydi. Haa kalıcı bir çözüm mü HAYIR!! Serumu sürmediğiniz zaman gözenekler aynı!!
Ayrıca ben bu serumu yazın kullandığım için cildimin çok kuru olmadığı zamana geldi ve çoğu zaman nemlendiriciye ihtiyaç duymadım. Yani azda olsa nem de veriyor cilde.
Vesselam yazıdan anlaşılacağı üzere ayy çook beğendiim diyemem
Hiiiiç sevmedim sakın almayın diyemem
Size şöyle söyleyeyim Loreal Skın Perfection Serum kötü bir ürün değil. Fiyatına göre başarılı. Ayrıca Hiç kullanmamaktan iyidir.
Bence 24-29 yaşlarında cildinde çok fazla sorun olmayan, cilt bakımını destekleyecek hafif bir ürün arayan arkadaşlar bu serumdan daha memnun kalacaklardır. Benim gibi neredeyse yolu yarılayanlara Anti-Aging ürünler daha isabetli olur:))
Umarım işinize yarar.
Hoşçaklın..
28 Eylül 2015
NIVEA PURE & NATUREL ACTION JASMINE ROLL-ON ALÜMİNYUM İÇERMEZ
Merhabalar
Bu gün Antiperspirant ve alüminyum sorununa el atalım istedim.
Tabi ki Hiç kimse ter kokmak istemez. Bu ter kokusunu önlemek için türlü çareler peşindeyiz. En pratik ve etkilisi güzeel bir duş alıp ardından misss gibi deodorantlar roll-onlar parfümler. Ama her şeyin bir bedeli var. Deodorantlar Roll-on lar hem çevreye hem vücudumuza zararlı maddeler içeriyor. En popüler (!!) olanı ise Alüminyum!!
Eskiden, yani Deodorantlar falan bulunmadan önce Alüminyum kristallerini süren toplumlar varmış. Yani ter kokusuna karşı etkili bir madde. Ama sorun sağlığa zararları.. Alüminyum sadece deodorantlarda mı var?? Hayır. Tıpta damar büzücü kanamayı engelleyici olarak kullanılmakta.
Neden bu kadar dikkatimizi topladı daha önce bir çoğumuz bi haberdi zararlarından.
Şahsen Ben çok fazla paraben koruyucu alüminyum takibinde değilim ama temiz içerikli ürünlere de tabi ki öncelik veriyorum. Gel gelelim meme kanserindeki artış, bilim adamlarının çalışmaları vs kafamı pek bir kurcaladı. E yazılarımı takip edenler az çok bilir araştırmadan yazmam!!
Çünküüüü Alzehimer ve Meme Kanseri ile bağlantısı olduğu düşünülüyor ve üzerinde 10 yılı aşkın bir süredir araştırma yapılıyor. Kesin kanıtlanmış bir tanı yok ama kanserli hücrelerde Alüminyum bileşenleri bulunuyor!!! Alzehimer la ilikisi daha netleşmiş durumda, hala araştırılıyor.. Ki Alüminyum, Paraben- Kanser ilişkisi kanıtlansa da kişisel kanaatim açıklanmayacağı yönünde!! Milyarlarca Dolarlık Sektör!!!
Yani kızlar durum şüpheli. E durum böyle iken biz de ufak ufak elimizi bu maddeleri bulunduran ürünlerden çekelim!! Her gün defalarca cildimize sürüp sürüp durmayalım.
Ben yıllardır Rexona kullanırım neredeyse 10 yıl.
Ve ilk defa değiştirdim Nıvea aldım. Tabi ki piyasa da daha farklı temiz içerikli ürünler satılıyor ama benim için ulaşılabilir olması birinci sırada çünkü Doğu da yaşıyorum. Öyle Gratis watsons Rossman vs hiiiç biri yok. Migros var ve bir kaç küçük kozmetik mağazası:((
Yani önce ulaşılabilir sonra temiz içerik. Bunu da şimdilik Nıvea da buldum.
Alüminyum yok.
Koruyucu ve Paraben yok.
Pudrasız.
Gözenekleri Tıkamıyor.
Kokusu güzel, Yasemin kokuyor.
Ter kokusuna karşı etkili.
Giysilerde kalıntı leke bırakmıyor.
Kızlar kısaca ben çok beğendim. İyi anlaştık. İçim de rahat, gönül rahatlığıyla kullanıyorum. Heeeerkese tavsiye ederim.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
Bu gün Antiperspirant ve alüminyum sorununa el atalım istedim.
Tabi ki Hiç kimse ter kokmak istemez. Bu ter kokusunu önlemek için türlü çareler peşindeyiz. En pratik ve etkilisi güzeel bir duş alıp ardından misss gibi deodorantlar roll-onlar parfümler. Ama her şeyin bir bedeli var. Deodorantlar Roll-on lar hem çevreye hem vücudumuza zararlı maddeler içeriyor. En popüler (!!) olanı ise Alüminyum!!
Eskiden, yani Deodorantlar falan bulunmadan önce Alüminyum kristallerini süren toplumlar varmış. Yani ter kokusuna karşı etkili bir madde. Ama sorun sağlığa zararları.. Alüminyum sadece deodorantlarda mı var?? Hayır. Tıpta damar büzücü kanamayı engelleyici olarak kullanılmakta.
Neden bu kadar dikkatimizi topladı daha önce bir çoğumuz bi haberdi zararlarından.
Şahsen Ben çok fazla paraben koruyucu alüminyum takibinde değilim ama temiz içerikli ürünlere de tabi ki öncelik veriyorum. Gel gelelim meme kanserindeki artış, bilim adamlarının çalışmaları vs kafamı pek bir kurcaladı. E yazılarımı takip edenler az çok bilir araştırmadan yazmam!!
Çünküüüü Alzehimer ve Meme Kanseri ile bağlantısı olduğu düşünülüyor ve üzerinde 10 yılı aşkın bir süredir araştırma yapılıyor. Kesin kanıtlanmış bir tanı yok ama kanserli hücrelerde Alüminyum bileşenleri bulunuyor!!! Alzehimer la ilikisi daha netleşmiş durumda, hala araştırılıyor.. Ki Alüminyum, Paraben- Kanser ilişkisi kanıtlansa da kişisel kanaatim açıklanmayacağı yönünde!! Milyarlarca Dolarlık Sektör!!!
Yani kızlar durum şüpheli. E durum böyle iken biz de ufak ufak elimizi bu maddeleri bulunduran ürünlerden çekelim!! Her gün defalarca cildimize sürüp sürüp durmayalım.
Ve ilk defa değiştirdim Nıvea aldım. Tabi ki piyasa da daha farklı temiz içerikli ürünler satılıyor ama benim için ulaşılabilir olması birinci sırada çünkü Doğu da yaşıyorum. Öyle Gratis watsons Rossman vs hiiiç biri yok. Migros var ve bir kaç küçük kozmetik mağazası:((
Yani önce ulaşılabilir sonra temiz içerik. Bunu da şimdilik Nıvea da buldum.
Alüminyum yok.
Koruyucu ve Paraben yok.
Pudrasız.
Gözenekleri Tıkamıyor.
Kokusu güzel, Yasemin kokuyor.
Ter kokusuna karşı etkili.
Giysilerde kalıntı leke bırakmıyor.
Kızlar kısaca ben çok beğendim. İyi anlaştık. İçim de rahat, gönül rahatlığıyla kullanıyorum. Heeeerkese tavsiye ederim.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
21 Eylül 2015
GARNIER BB KREM GÖZ ROLL-ON
Merhabalar
Bu gün fiyatına göre çook büyük bir üründen bahsetmek istiyorum.
Ben ilk göz altı kapatıcımı 27 yaşında aldım o zamana kadar ihtiyaç duymadım. Ne morluk ne şişlik ne çizgi.. gayet sağlıklı görünürdü gözlerim. Ne zaman ki şu uykusuzluk hastalığına yakalandım işte o vakit başladı göz altı problemleri.Gündüz sersem sebelek gezer hava karamaya başlayınca cin gibi olurum :(( Kimi baykuş der bana kimi vampir:)) Tabi bir takım sorunlar problemler getirdi bu durumu yoksa uykuyu herkes gibi çok severim. Hoş şimdi istesem de uyuyamıyorum Atlas ım sağolsun o da bana çekmiş hiç uyku ihtiyacı hissetmiyor. :)
Yani demem o ki göz altı problemleri yaşla paralel olarak ortaya çıkıyor ama dış etkenlerde bu süreci hızlandırıyor. 27 den sonra kapatıcısız sokağa çıkamaz oldum. Hem alışkanlık oldu, kapatıcı sürmeden eksik hissediyorum hem de kötü görünüyor.İlk kapatıcım Max Factor Pan Stick ti. O zamanlar pek revaçtaydı. İlk olarak onunla başladım. Sonra diğer markalar.. Denediklerim için söylüyorum ya kapatıcılığı azdı ya çizgilere doluyordu ya rengini tutturamıyordum ya da çok kurutuyordu.. Yani çook sevdiğim favorim dediğim bi ürünüm olmadı.
Sonra bir gün markette Garnıer BB krem Göz Roll on u gördüm. Aaa bu neymiş, hımmm fiyatı da uygunmuş, E alıyım bari bi deniyim diyerek aldım. O günden beri vazgeçilmezim oldu.
Ürünün iddiası 'Anında Mükemmel Görünüm'
5'i bir arada mucizevi kusursuzlaştırıcı diyor.
Koyu halkaların ve Torbaların Görünümünü azaltır
Yorgunluk belirtilerini gizler
Pürüz ve Çizgileri Gizler
Işıltı verir
Nemlendirir
Gelelim bendeki etkilerine.
Öncelikle şunu belirteyim gözaltında torba sorunum yok ama bazı günler benimde gözlerimin altı şişip torbalanıyor. Bu ürünün o torbalara şişkinliklere Hiiiiiç etkisi yok!! Sadece gözaltı torbası görünümü düzelsin diye alacaksanız almayın!!
Çok derin çizgileriniz varsa da işinize yaramaz. Çizgileri gizlemiyor. Haa çizgilerin içine dolup onları daha belirgin hale de getirmiyor. Neyse o. Ne gizliyor ne belirginleştiriyor. Benim kırışığım henüz oluşmaya başladığı için (mimik çizgilerini saymıyoruz:)) sorun yok yani.
Işıltı veriyor. Simli değil aydınlık parlak bir görüntü oluşuyor.
Nemlendirmesi gayet iyi. Ben göz altı nemlendiricimi sürmeden asla kapatıcı uygulamıyorum ama bir defasında aceleden unutmuştum ve hiiiç sorun olmadı. Siz de nemlendiricinizi sürmeden kapatıcı sürmeyin Amman!! Gün içinde de kurutma yapmıyor. En çok sevdiğim yanı bu.
7 ml lik Minik bir tüp, Üzerinde 150 kullanımlık yazıyor. Tabi ki 150 yi saymadım :)) ama bereketli bir ürün uzun süre gidiyor.
Tüpün ağzında bir Roll on başlığı var öyle sürülüyor ama inanın onun ne işe yaradığını anlamadım. Ferahlık veriyormuş da masaj yapıyormuş da.. Bence gereksiz bi aparat.
Parfüm İçermiyor ve baskın rahatsızlık veren bi kokusu yok.
Yapısı gayet sulu:)) Sıvı, Yumuşacık, Hafif bir bir kıvamı var. Göz altınızda yok gibi duruyor.
Veee geldik asıl önemli olan kapatıcılığınaa..
Evet göz altlarımdaki en büyük sorun koyu halkalar. Göz altı morluklarım:(((
Ve ben onlardan bir çırpıda kurtuluyorum:)
Turuncu alt tonlu olduğu için tam kapatıcılık sağlıyor. Bendeki orta ton olanı. Açık tenli kişilere açık tonu da koyu gibi gelebilir ama mutlaka göz altınıza uygulayıp karar verin. Elinizde bileğinizde yanıltıcı olabilir. Ama uygun rengi alırsanız sonuç çok tatmin edici. Ha daha iyi ne ürünleeer ne markalaaar var. Duyuyorum görüyorum. Nars ın varmış çok iyiymiş. Mac varmış mükemmelmiş. E Vardır elbet lakin fiyatları haylice yüksek. Ama kızlar ben hem fiyat hem performans açısından Garnier BB krem Göz Roll-On u tek geçiyorum. Satış fiyatı 15 tl civarında indirimde daha da uygun fiyatla satılıyor.
Sürüyorum aydınlık parlak renk bütünlüğü içinde bir görünüme sahip oluyorum bu da bana yetiyor.
Ekonomik bir kapatıcı arıyorsanız mutlaka bi göz atın.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
Bu gün fiyatına göre çook büyük bir üründen bahsetmek istiyorum.
Yani demem o ki göz altı problemleri yaşla paralel olarak ortaya çıkıyor ama dış etkenlerde bu süreci hızlandırıyor. 27 den sonra kapatıcısız sokağa çıkamaz oldum. Hem alışkanlık oldu, kapatıcı sürmeden eksik hissediyorum hem de kötü görünüyor.İlk kapatıcım Max Factor Pan Stick ti. O zamanlar pek revaçtaydı. İlk olarak onunla başladım. Sonra diğer markalar.. Denediklerim için söylüyorum ya kapatıcılığı azdı ya çizgilere doluyordu ya rengini tutturamıyordum ya da çok kurutuyordu.. Yani çook sevdiğim favorim dediğim bi ürünüm olmadı.
Sonra bir gün markette Garnıer BB krem Göz Roll on u gördüm. Aaa bu neymiş, hımmm fiyatı da uygunmuş, E alıyım bari bi deniyim diyerek aldım. O günden beri vazgeçilmezim oldu.
Ürünün iddiası 'Anında Mükemmel Görünüm'
5'i bir arada mucizevi kusursuzlaştırıcı diyor.
Koyu halkaların ve Torbaların Görünümünü azaltır
Yorgunluk belirtilerini gizler
Pürüz ve Çizgileri Gizler
Işıltı verir
Nemlendirir
Gelelim bendeki etkilerine.
Öncelikle şunu belirteyim gözaltında torba sorunum yok ama bazı günler benimde gözlerimin altı şişip torbalanıyor. Bu ürünün o torbalara şişkinliklere Hiiiiiç etkisi yok!! Sadece gözaltı torbası görünümü düzelsin diye alacaksanız almayın!!
Çok derin çizgileriniz varsa da işinize yaramaz. Çizgileri gizlemiyor. Haa çizgilerin içine dolup onları daha belirgin hale de getirmiyor. Neyse o. Ne gizliyor ne belirginleştiriyor. Benim kırışığım henüz oluşmaya başladığı için (mimik çizgilerini saymıyoruz:)) sorun yok yani.
Işıltı veriyor. Simli değil aydınlık parlak bir görüntü oluşuyor.
Nemlendirmesi gayet iyi. Ben göz altı nemlendiricimi sürmeden asla kapatıcı uygulamıyorum ama bir defasında aceleden unutmuştum ve hiiiç sorun olmadı. Siz de nemlendiricinizi sürmeden kapatıcı sürmeyin Amman!! Gün içinde de kurutma yapmıyor. En çok sevdiğim yanı bu.
7 ml lik Minik bir tüp, Üzerinde 150 kullanımlık yazıyor. Tabi ki 150 yi saymadım :)) ama bereketli bir ürün uzun süre gidiyor.
Tüpün ağzında bir Roll on başlığı var öyle sürülüyor ama inanın onun ne işe yaradığını anlamadım. Ferahlık veriyormuş da masaj yapıyormuş da.. Bence gereksiz bi aparat.
Parfüm İçermiyor ve baskın rahatsızlık veren bi kokusu yok.
Yapısı gayet sulu:)) Sıvı, Yumuşacık, Hafif bir bir kıvamı var. Göz altınızda yok gibi duruyor.
Veee geldik asıl önemli olan kapatıcılığınaa..
Evet göz altlarımdaki en büyük sorun koyu halkalar. Göz altı morluklarım:(((
Ve ben onlardan bir çırpıda kurtuluyorum:)
Turuncu alt tonlu olduğu için tam kapatıcılık sağlıyor. Bendeki orta ton olanı. Açık tenli kişilere açık tonu da koyu gibi gelebilir ama mutlaka göz altınıza uygulayıp karar verin. Elinizde bileğinizde yanıltıcı olabilir. Ama uygun rengi alırsanız sonuç çok tatmin edici. Ha daha iyi ne ürünleeer ne markalaaar var. Duyuyorum görüyorum. Nars ın varmış çok iyiymiş. Mac varmış mükemmelmiş. E Vardır elbet lakin fiyatları haylice yüksek. Ama kızlar ben hem fiyat hem performans açısından Garnier BB krem Göz Roll-On u tek geçiyorum. Satış fiyatı 15 tl civarında indirimde daha da uygun fiyatla satılıyor.
Sürüyorum aydınlık parlak renk bütünlüğü içinde bir görünüme sahip oluyorum bu da bana yetiyor.
Ekonomik bir kapatıcı arıyorsanız mutlaka bi göz atın.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın..
Etiketler:
GARNIER BB KREM GÖZ ROLL-ON,
Makyaj
16 Eylül 2015
DOVE ŞAMPUAN BESLEYİCİ ÇÖZÜMLER KURU SAÇLAR İÇİN
Merhabalar
Hep söylüyorum ya saçlarım problemli diye..
Ve bir kadının en güzel aksesuarı saçları..
Bu yüzden en fazla saçlarımın sağlıklı ve derli toplu görünmesine özen gösteriyorum.
Hadi evde bi topuzla geziyorum da, dışarı çıkarken saçlarım istediğim gibi değilse günüm kötü geçiyor :(
Güzel saçların tek sırrı nemli olması bence. Ve benim saçlar hep kuru :((
Saçlarımı nemlendirmek için ne maskeler ne bakımlar:(
Neredeyse tüm markaların kuru saçlar şampuanını deniyorum:) Çünkü biliyorum ki aynı şampuanı uzun süre kullanınca şaçlarım alışıyor ve artık o ürüne tepki vermez oluyor. Şampuanımı iki ayda bir değiştirmeye gayret ediyorum. Hem yeni ürünler deneme şansım oluyor böylece:) Değişiklik iyidir:)
Dove da onlardan biri. Dove şampuanı ilk defa kullanıyorum daha doğrusu Dove un ilk defa bir ürününü kullanıyorum. Nedense hiç ilgimi çekmez Dove markası hep es geçerim. Bu şampuanı da promosyona olan aşkımdan aldım :))
Migros ta 50 tl alışverişe Dove Şampuan ve Saç Kremi 5 tl idi dayanamadım kaptım hemen. Ben sevmezsem eşim kullanır o sevmezse misafirlik olur dedim:) Promosyonu severizzz :))
Dove Besleyici Çözümler diye bir seri çıkarmış bu şampuan onlardan biri. İçeriğine baktım yarım ingilizcemle :) İçinde Ultra hafif yağlar varmış. Ama Badem ve Hindistan Cevizi yağından başka bir yağ yok. Geri kalanı diğer şampuanlarla neredeyse aynı.
Fakat o Badem ve Hindistan Cevizi Yağı çok iyi fark yaratmış.
Denediğim bir çok Şampuandan daha iyi sonuç aldım. Saçlarımı çok güzel nemlendirdi hem de yağlandırmadan. Bunu yapan çok şampuan yok.
Yumuşacık yaptı. Parlattı saçlarım ışıl ışıl oldu. Dökülme olmadı. Kokusu ultra güzel ve kalıcı, saçlarımı savurdukça koku geliyor. Anladınız siz o hissi :)
Foşur foşur köpürüyor, köpürmesi güzel olduğu anlamına gelmiyor tabi ki ama güzel arındırıyor olmasını da sevdim.Verdiği temizlik hissi de benim için önemli.
Ve ben bu etkilere çok şaşırdım. Çünkü çevremde kullanan kimse yok. Kimseden duymadım kullanıyorum da memnunum diye. E aşina olmayınca da uzak duruyoruz haliyle.
Yani neymiş ön yargılı olmayacakmışız. Hiiç beklemediğim şekilde şaşırttı beni. Çok başarılı bir ürünmüş. Bu sayede Dove markasıyla da tanışmış oldum. Bundan sonra daha ılımlı yaklaşıciiim Dove a.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın
Hep söylüyorum ya saçlarım problemli diye..
Ve bir kadının en güzel aksesuarı saçları..
Bu yüzden en fazla saçlarımın sağlıklı ve derli toplu görünmesine özen gösteriyorum.
Hadi evde bi topuzla geziyorum da, dışarı çıkarken saçlarım istediğim gibi değilse günüm kötü geçiyor :(
Güzel saçların tek sırrı nemli olması bence. Ve benim saçlar hep kuru :((
Saçlarımı nemlendirmek için ne maskeler ne bakımlar:(
Neredeyse tüm markaların kuru saçlar şampuanını deniyorum:) Çünkü biliyorum ki aynı şampuanı uzun süre kullanınca şaçlarım alışıyor ve artık o ürüne tepki vermez oluyor. Şampuanımı iki ayda bir değiştirmeye gayret ediyorum. Hem yeni ürünler deneme şansım oluyor böylece:) Değişiklik iyidir:)
Dove da onlardan biri. Dove şampuanı ilk defa kullanıyorum daha doğrusu Dove un ilk defa bir ürününü kullanıyorum. Nedense hiç ilgimi çekmez Dove markası hep es geçerim. Bu şampuanı da promosyona olan aşkımdan aldım :))
Migros ta 50 tl alışverişe Dove Şampuan ve Saç Kremi 5 tl idi dayanamadım kaptım hemen. Ben sevmezsem eşim kullanır o sevmezse misafirlik olur dedim:) Promosyonu severizzz :))
Dove Besleyici Çözümler diye bir seri çıkarmış bu şampuan onlardan biri. İçeriğine baktım yarım ingilizcemle :) İçinde Ultra hafif yağlar varmış. Ama Badem ve Hindistan Cevizi yağından başka bir yağ yok. Geri kalanı diğer şampuanlarla neredeyse aynı.
Fakat o Badem ve Hindistan Cevizi Yağı çok iyi fark yaratmış.
Denediğim bir çok Şampuandan daha iyi sonuç aldım. Saçlarımı çok güzel nemlendirdi hem de yağlandırmadan. Bunu yapan çok şampuan yok.
Yumuşacık yaptı. Parlattı saçlarım ışıl ışıl oldu. Dökülme olmadı. Kokusu ultra güzel ve kalıcı, saçlarımı savurdukça koku geliyor. Anladınız siz o hissi :)
Foşur foşur köpürüyor, köpürmesi güzel olduğu anlamına gelmiyor tabi ki ama güzel arındırıyor olmasını da sevdim.Verdiği temizlik hissi de benim için önemli.
Ve ben bu etkilere çok şaşırdım. Çünkü çevremde kullanan kimse yok. Kimseden duymadım kullanıyorum da memnunum diye. E aşina olmayınca da uzak duruyoruz haliyle.
Yani neymiş ön yargılı olmayacakmışız. Hiiç beklemediğim şekilde şaşırttı beni. Çok başarılı bir ürünmüş. Bu sayede Dove markasıyla da tanışmış oldum. Bundan sonra daha ılımlı yaklaşıciiim Dove a.
Umarım işinize yarar.
Hoşçakalın
02 Eylül 2015
BEPANTHOL CİLT BAKIM KREMİ
Mehabalar
Bugün ki konuğumuz Meşhuur Cilt Bakım Kremi Bepanthol!!
Meşhur diyorum çünkü duymayan bilmeyen yok galiba.
Tam 60 yıllık bir geçmişi var.
Ben Bepanthol le yıllar önce annem sayesinde tanıştım ki kendisi hala kullanır ama hala adına Bepanthene der :) Malum büyüklerimizin alışkanlıkları zor değişiyor. Annem Bepanthol ü hiiç değiştirmedi. Anneler gününde alınan kaç cilt bakım seti teyzemlere hediye edildi gerisini düşünün :)
Annem hem eline hem yüzüne kullanır ' bana diğerleri hiç etki etmiyor' der. Ve annemin bulaşık makinesiyle de arası yoktur genelde bulaşıkları elinde yıkar ama elleri hep yumuşaktır :) Bunu Bepanthol başarıyor.
Trnd proje kapsamında bana gelen ürünleri ailemden uzakta olduğum için komşularımla paylaşıyorum (laf aramızda annem bu durumu kıskanıyor) ve komşularımdan 50 yaş üzeri olan bi kaç teyze Bepanthol ü görür görmez '' haa o gremi bilmem mi benim yüzüme bi tek o eyi geliyor gızım '' diyerek kaptılar deneme boylarını :) Sonra anladım ki onlarda yıllardır Bepanthol kullanıyormuş. Eee Doğu Anadolu nun en doğusunda Iğdır da yaşıyoruz, iklim kuru ve sert, eller, dudaklar, yüzümüz normal bakımın fazlasını istiyor. Bunu da Bepanthol başarıyor.
Daha önceki yazılarımda da okumuşsunuzdur cildim kışın pullanıp dökülür diye dert yanarım. Ben Bepanthol ü kışın neredeyse cebimde taşıyorum. Mutfakta bir tüp, çantamda bir tüp, makyaj masamda bir tane. Haa bir tane de eşimin arabasında var o na da alıştırdım üç yıldır arabasından eksik etmez :) E soğukta dışarıda elleri yaba gibi oluyor adamcağızın. Bir de unutmadan söyleyeyim traş sonrası tahrişte de çok faydalı bir krem eşinize, sevgilinize tavsiye edin kızlar:)
Lazer epilasyon sonrası da kullanabilirsiniz. Bana lazer dönemi boyunca Güzellik Uzmanım hep Bepanthol kullandırdı. Kaşınma, yanma, tahriş ya da yara oluşmasını engelliyor.
Geceleri yatmadan dudaklarınıza sürüverin bakın sabaha pullanma kabuklanma kalıyor mu ;)
En çokta Atlas a hamileyken çok kullandım. Hamilelikte hormonların değişmesiyle cildinizde tuhaflaşıyor. Benim zaten kuru olan cildim iyice kurumuştu. Aman Allahım o hamilelik bulantıları sıkıntıları arasında birde cildim kuruyup kaşınıyordu crocodile gibiydim:)) O zaman büyük aile boyunu almıştım göbeğime bacaklarıma sürüyordum çok iyi gelmişti. Yanma hissini alıp nemlendiriyordu. Hamile bayanlara da kesinlikle tavsiye ediyorum. Tabi Atlas ın poposuna da kullanıyorum. Pişik mişik olmuyoruz:)
Peki Bepantol neden bu kadar iyi ??
Et, Süt, Yumurta, Baklagiller ve sebzelerde bulunan ve eksikliğinde bir çok hastalığın ortaya çıktığı Provitamin B5 Bepanthol ün içinde var. B5 vitamini cilt bakımında çok önemli bir faktör. Cildin esnekliğini ve nemini sağlarken yaşlanma etkilerine de önlem oluyor. Böylece cildimizin kuruması, çatlaması, kabuklanması engelleniyor.
Tırnaklarınıza haftada bir defa maske gibi bol miktarda sürün ve kurumasını bekleyin, çabuk kırılan tırnakları güçlendiriyor. Ve tırnak etlerinizinde yumuşak kalmasını sağlıyor. Manikür sürenizi uzatıyor.
Bepanthol Kolay sürülüyor ve hemen emiliyor. Yağlı, yapış yapış bir his bırakmıyor. Gözenekleri tıkamadığı için sivilce ve siyah noktaya sebep olmuyor.
Bepanthol sadece kışın mı kullanılır Hayır. Çok sıcak bir yaz geçirdik. Denizden ve güneşten cildimiz haylice hassaslaştı. İşte şimdi Bepanthol le cildimizi yenileme zamanı ;) Cildinizin ihtiyaç duyduğu nemi ve bakımı Bepanthol ile sağlayın kızlar ben çoook memnunum herkese tavsiye ediyorum. Elinizin altından hiç eksik etmeyin. Arada maske gibi uygulamanın da faydası büyük bunu da bana dermatoloğum söylemişti. Hatta size bir sonraki yazımda, içinde Bepanthol ve bir kaç kremin daha olduğu harika bir cilt yenileyici krem tarifi veriyim unutturmayın ;)
Yani Bepanthol Cilt Bakım Kremi aile boyu kullanıp memnun kalacağınız, Pareben, renklendirici, parfüm vs barındırmayan temiz içerikli, sadece eczanelerde satılan güvenilir bir ürün. Gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.
Ha az kalsın unutuyordum. Üstümde kalmasın Apartman teyzelerimin Trnd ekibine çok teşekkür ve selamları var onu da buradan iletmiş olayım:))
Sevgiler..
Bugün ki konuğumuz Meşhuur Cilt Bakım Kremi Bepanthol!!
Meşhur diyorum çünkü duymayan bilmeyen yok galiba.
Tam 60 yıllık bir geçmişi var.
Ben Bepanthol le yıllar önce annem sayesinde tanıştım ki kendisi hala kullanır ama hala adına Bepanthene der :) Malum büyüklerimizin alışkanlıkları zor değişiyor. Annem Bepanthol ü hiiç değiştirmedi. Anneler gününde alınan kaç cilt bakım seti teyzemlere hediye edildi gerisini düşünün :)
Annem hem eline hem yüzüne kullanır ' bana diğerleri hiç etki etmiyor' der. Ve annemin bulaşık makinesiyle de arası yoktur genelde bulaşıkları elinde yıkar ama elleri hep yumuşaktır :) Bunu Bepanthol başarıyor.
Trnd proje kapsamında bana gelen ürünleri ailemden uzakta olduğum için komşularımla paylaşıyorum (laf aramızda annem bu durumu kıskanıyor) ve komşularımdan 50 yaş üzeri olan bi kaç teyze Bepanthol ü görür görmez '' haa o gremi bilmem mi benim yüzüme bi tek o eyi geliyor gızım '' diyerek kaptılar deneme boylarını :) Sonra anladım ki onlarda yıllardır Bepanthol kullanıyormuş. Eee Doğu Anadolu nun en doğusunda Iğdır da yaşıyoruz, iklim kuru ve sert, eller, dudaklar, yüzümüz normal bakımın fazlasını istiyor. Bunu da Bepanthol başarıyor.
Daha önceki yazılarımda da okumuşsunuzdur cildim kışın pullanıp dökülür diye dert yanarım. Ben Bepanthol ü kışın neredeyse cebimde taşıyorum. Mutfakta bir tüp, çantamda bir tüp, makyaj masamda bir tane. Haa bir tane de eşimin arabasında var o na da alıştırdım üç yıldır arabasından eksik etmez :) E soğukta dışarıda elleri yaba gibi oluyor adamcağızın. Bir de unutmadan söyleyeyim traş sonrası tahrişte de çok faydalı bir krem eşinize, sevgilinize tavsiye edin kızlar:)
Lazer epilasyon sonrası da kullanabilirsiniz. Bana lazer dönemi boyunca Güzellik Uzmanım hep Bepanthol kullandırdı. Kaşınma, yanma, tahriş ya da yara oluşmasını engelliyor.
Geceleri yatmadan dudaklarınıza sürüverin bakın sabaha pullanma kabuklanma kalıyor mu ;)
En çokta Atlas a hamileyken çok kullandım. Hamilelikte hormonların değişmesiyle cildinizde tuhaflaşıyor. Benim zaten kuru olan cildim iyice kurumuştu. Aman Allahım o hamilelik bulantıları sıkıntıları arasında birde cildim kuruyup kaşınıyordu crocodile gibiydim:)) O zaman büyük aile boyunu almıştım göbeğime bacaklarıma sürüyordum çok iyi gelmişti. Yanma hissini alıp nemlendiriyordu. Hamile bayanlara da kesinlikle tavsiye ediyorum. Tabi Atlas ın poposuna da kullanıyorum. Pişik mişik olmuyoruz:)
Peki Bepantol neden bu kadar iyi ??
Et, Süt, Yumurta, Baklagiller ve sebzelerde bulunan ve eksikliğinde bir çok hastalığın ortaya çıktığı Provitamin B5 Bepanthol ün içinde var. B5 vitamini cilt bakımında çok önemli bir faktör. Cildin esnekliğini ve nemini sağlarken yaşlanma etkilerine de önlem oluyor. Böylece cildimizin kuruması, çatlaması, kabuklanması engelleniyor.
Tırnaklarınıza haftada bir defa maske gibi bol miktarda sürün ve kurumasını bekleyin, çabuk kırılan tırnakları güçlendiriyor. Ve tırnak etlerinizinde yumuşak kalmasını sağlıyor. Manikür sürenizi uzatıyor.
Bepanthol Kolay sürülüyor ve hemen emiliyor. Yağlı, yapış yapış bir his bırakmıyor. Gözenekleri tıkamadığı için sivilce ve siyah noktaya sebep olmuyor.
Bepanthol sadece kışın mı kullanılır Hayır. Çok sıcak bir yaz geçirdik. Denizden ve güneşten cildimiz haylice hassaslaştı. İşte şimdi Bepanthol le cildimizi yenileme zamanı ;) Cildinizin ihtiyaç duyduğu nemi ve bakımı Bepanthol ile sağlayın kızlar ben çoook memnunum herkese tavsiye ediyorum. Elinizin altından hiç eksik etmeyin. Arada maske gibi uygulamanın da faydası büyük bunu da bana dermatoloğum söylemişti. Hatta size bir sonraki yazımda, içinde Bepanthol ve bir kaç kremin daha olduğu harika bir cilt yenileyici krem tarifi veriyim unutturmayın ;)
Yani Bepanthol Cilt Bakım Kremi aile boyu kullanıp memnun kalacağınız, Pareben, renklendirici, parfüm vs barındırmayan temiz içerikli, sadece eczanelerde satılan güvenilir bir ürün. Gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.
Ha az kalsın unutuyordum. Üstümde kalmasın Apartman teyzelerimin Trnd ekibine çok teşekkür ve selamları var onu da buradan iletmiş olayım:))
Sevgiler..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

























